ARŞİV KAYITLARINA GÖRE ROMANYA’DAN TÜRKİYE’YE GÖÇLER ( 1933- 1938 )

1 1.068

Romanya’dan 1933-1938 tarihleri arasında gelen göçmenler iskanlı göçmen durumundaydı. Bu durum üzere gelenler hükümet yardımıyla iskan edilen ve gösterilen iskan yerlerinde belli bir süre oturmak şartını kabul eden kimselere denilmektedir.1932 Sonbahar’ından itibaren Dobruca’da ki bir çok türk aile malını, mülkünü yok pahasına ellerinden çıkararak Türkiye’ye göç etmeye çalışıyorlardı. Bu da Dobruca’da ki Romenlerin ve Bulgarların işine geliyordu. Çünkü bu durumda malların fiyatları düşüyor ve mecburen satmak zorunda olduklarını bildikleri için çok ucuza satın alıyorlar ve acele etmiyorlardı. Türkiye’nin Romanya Büyükelçisi Hamdullah Suphi Tanrıöver’ e emir gönderilerek kitlesel göçe engel olunması istenmiştir. Böyle bir kitlesel göçe ülke henüz hazır değildi ve 1929 ekonomik buhranının sancısı genç Cumhuriyet’te fazlasıyla hissediliyordu. Bu yıl içinde alınan tedbirler sonucunda 3.273 Türk Türkiye’ye göç etmiştir. Ama yaşanan bazı hadiselerden dolayı ve sorunların devam etmesi Türkler’in  Silistre, Pazarcık vb. sancaklardan yaklaşık beş günlük yolculuk sonucunda Köstence’ye gelmekteydiler. Köstence Limanında toplanan Türkler kendi paralarını temin ederek Vapurlar ile gitmeye çalışıyorlardı. Vapur sahipleri de bu krizi fırsata çevirmek için Kumpanyalar tertip ederek köylerde propaganda yapmaya başlamıştı.[1] Bu durumda göçün tetiklenmesine ve artmasına neden oluyordu.
1934 yılının sonbaharında Köstence’de yaklaşık 30 bin kişi göç etmek için bekliyordu. Vapur ücreti, vapura taşınacak eşyaların hamalla taşınmasının zorunlu olması ve pasaport temlikinde yaşanan sorunlar insanlara büyük maddi yük olmaya başlamıştı. Ödenen bu ücretler sonrasında göç eden inşalar anavatana geldiklerinde ceplerinde çok az bir paraları olmasına neden olmuştur.1934 yılı Aralık ayında Türkiye’ye 1534 kişi göç etmiştir.[2] Bu gelen kafilede ki göçmenlerin toplam parası ise 2500 liraydı. En zengininde bile 1,5 lira vardır. Bu tablo gelen göçmenlerin göç uğruna tüm maddi servetlerini harcadıklarını gösteriyor. Durum bu şekilde devam etmeye başlayınca Türkiye, Romen yetkilileriyle görüşüp göçmenlerin bu maddi sıkıntılarını gidermek için bir anlaşma yoluna gidilerek bir mukavele imzalanmıştır. Göçün Türkiye’den gönderilen vapurlarla yapılacağı ve herhangi bir ücretin alınmayacağı kararlaştırıldı. Bu hem göçmenlerin hem de devletin maddi olarak yerleştirmelerde rahatlamasını sağlayacaktı. Fakat göçmenlerin Köstence’de beklemesine rağmen Türkiye’de henüz gerekli hazırlıklar tam olarak yapılamamıştır. Bu sorunlardan ötürü vapurların limana gitmesi uzun zaman almasına sebep olmuştur. Bu sıkıntıların yanında vapurların navlun ücretlerinin karşılanamaması da başka bir sorun teşkil etmeye başlamıştır. Daha sonra 25 Eylül 1935 yılında[3] Ankara, Bükreş’e bir yazı göndererek artık Türkiye’ye göçmen gönderilmemesini isterken, nedeni de elde ki iskan imkanının artık gelenlere bile yetmediği yönündedir.
Daha sonra 15 bin göçmenin tüm mal varlığını satmış bir şekilde beklemesinin ardından daha önce anlaşılan fakat yazılı şekilde imza etmediği kararları 4 Eylül 1936 yılında iki ülke arasında Göç Mukavelesi’ni imzalayarak sonuçlandırdılar. Buna göre, Dobruca’da oturan Müslüman Türkler beş sene içerisinde belirlenen bir program içerisinde sancaklara ayrılarak göç ettirilmesine karar verilmiştir. Göç edenlerin şehir harici ( köyler) yaşadıkları yerlerde ki gayrı menkuller Romen hükümetine devredilecek diğer yerlerde ki gayrı menkullerin satışından elde edilen gelirlerin Türkiye’ye verileceği bir hükme bağlanmıştır.[4] 1937 yılında Türkiye’ye göç edenlerin sayısı Cumhuriyet arşivinde yer alan verilere göre gelen göçmenlerin köyleri ve nüfusları şu şekildedir.[5]

Başbakanlık Cumhuriyet Arşivinde yer alan Göç Edenlerin Nüfusuna ait Belge


 Tabloya göre toplam 311 hane, 1216 nüfus, pirli köyü, Pirli Dokcalar, Pirli yeni mahalle,  Pirlicemi mahalle ve Kurtpolar köyü olmak üzere elde edilen toplam ley miktarı ( romen parası) 4.804.912 olmuştur.
Ayrıca 1937 yılında getirilen göçmenlerin malvarlıklarından toplam 12.000.979 ley tutmuştu. Yine bir başka belge nüshasında yazan 1938 yılında gelenlerden elde edilen miktarı da eklersek  Türkiye’nin 16.805.891 ley’e tekabül ediyor. Bu paranın hükümete ödenmesi için Romanya milli bankasında Türkiye adına açılacak cari hesaba aktarılması kararlaştırılmıştır. Fakat 19/04/1938 ve 6/1583 numaralı emire cevaben 1936 ve 1937 yıllarında tahakkuk eden 12.000.979 ley’in memlekete getirilmesi hakkında ki Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin 28 MART 1938 tarih ve 52053/44 NOLU Tezkeresi İncelenerek 4 Eylül 1936 Tarihli Mukavele’nin 13.maddesi dikkate alınarak Romanya’nın ödemesi gereken miktarın taksitlerinin de alınması – II. Dünya Savaş’ının belirmesi yüzünden olacak muhtemelen – mümkün olmadığı için bu paraların %25’i ile kereste, %25’i ile hayvan, %10’nuyla petrol ürünleri ve kalan %40’ı ile ihracı serbest olan maddelerin %40 oranında ilavesi kabul edilmiş olan Kiremit, Cam ve Çivi alınması kararlaştırılmıştır.
*Sıhhat ve İçtimai Muavenet vekilliğine gönderilen Dobruca’da ki Türk halkın göç ettirilmesinden elde edilen miktarı gösterir belge[6]
 1937 yılında ki belgeye göre Dobruca’da ki Türk-Müslümanların yaklaşık 3600’ü o sene içinde ülkeye getirilmiştir. Gelenler Dobruca’nın Razman aşıklar, Uslu,Düretler, Çirekçi ve Muslular köyünden olmak üzere elde edilen para toplamı da 12.000.979 ley olmuştur. Bu paranın içinden de şehir harici ( sahil ) gayrı menkulleri tutarının sadece%2-3 oranında olduğu ve bunun alacaktan düşülmesine karar verilmiştir. Bu belge ayrıca o dönemde sahil kenarında yaşayan Türklerin çok azının göç etmesini gösteriyor.
Sonuç olarak baktığımızda gelen göçmenlerden zengin olanlar pek fazla maddi kayıp yaşamadan göç etmiş hem de Türkiye bu antlaşmayla petrol ürünleri ve kerestenin yanında çok önemli bir nakit akışı sağlamıştır.

Yukarıda bahsedilen olaylara ait arşiv belgelerinin bazı nüshaları aşağıda verilmiştir.