Çarşamba, Temmuz 17, 2024
spot_imgspot_img

Top 5 This Week

spot_img

Related Posts

Avrupa Birliğinin Balkan Politikası

Avrupa Birliği (AB) Yugoslavya’nın dağılması sonrasında yeni oluşan ülkeler kapsamında özellikle Batı Balkan olarak nitelendirdiği bölgeye yönelik bu ülkelerin daha çok Avrupa’ya entegrasyonunun sağlanması amacıyla yöneldiği bölgede, Romanya ve Bulgaristan’ın üyeliğiyle birlikte özellikle Karadeniz’e yönelik istikrar, güvenlik ve enerji politikası uygulamıştır.

Avrupa Birliğinin Balkan Politikası

Avrupa Birliği Balkanları[1]; Doğu Balkanlar ve Batı Balkanlar ayrımı yaparak Doğu Balkanlar’ı Bulgaristan, Romanya, Yunanistan üye olarak içine aldığından Avrupa açısından, doğu özelinde sorun olarak görmemektedir. Hırvatistan, Makedonya, Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ ve Kosova gibi eski Yugoslavya’dan ayrılan ülkelerle Arnavutluk’tan oluşan bölgeyi AB,  Batı Balkanlar olarak adlandırmaktadır.

1990’lı yılların başı Eski Yugoslavya ülkeleri arasında başlayan savaşların sürdüğü dönemde, AB’nin bu bölgeye yönelik ortak ve tutarlı bir dış politikasının olmadığı bir dönem olarak görülmektedir. Dayton Barış Antlaşması’nın imzalanmasından sonra, o zamana kadar ortak bir dış ve savunma politikası bulunmayan AB’nin Batı Balkanlar’a yönelik ortak politikasının başlangıcı olan ve sonraki yıllarda bu politikanın temelini oluşturan “Bölgesel Yaklaşım” adlı yeni bir politika 26 Şubat 1996 tarihinde kabul edilmiştir. AB’nin bu girişiminin temel amacı olarak, yoğun bir çatışma, ekonomik anlamda zayıf durumdaki Batı Balkan ülkelerinin AB’ye karşı duydukları güvensizliği ortadan kaldırmak ve ABD’nin Avrupa’nın bu bölgesindeki hâkimiyetini sonlandırmak olduğu düşünülebilir.

Bölgesel Yaklaşım çerçevesinde, AB ile ortaklık ilişkisi bulunmayan tüm Batı Balkan ülkelerini içine alacak şekilde, mali yardımları, ticari, ekonomik işbirliğini ve anlaşmaları da kapsayacak biçimde ikili ilişkilerin geliştirilmesi için yerine getirilmesi gereken kriterleri ve her ülke için ayrı şartları belirlenmiştir. Her ülke için geçerli olan genel şartların başında; mültecilerin evlerine dönüşünün sağlanması, AB üyesi ülkelerde kaçak olarak bulunan vatandaşlarının geri kabulü, Dayton Anlaşması’nın uygulanması (özellikle Eski Yugoslavya Ceza Mahkemesi ile işbirliği), insan ve azınlık hakların geliştirilmesi, serbest seçimlerin yapılması ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi için iyi niyetli olunması gelmektedir.[2]

1999 ‘da Batı Balkan ülkelerindeki reform sürecini hızlandırmak ve bu ülkeleri AB’ye yakınlaştırmak amacıyla ortaya konan İstikrar ve Ortaklık Süreci izledi, bu politikayla birilikte tam üyelik yolu açılmış olup, bölge ile ekonomik ticari ilişkilerin geliştirilmesi hedeflenmiştir.  Feira Zirvesi sonuç bildirgesinde, AB’nin şart koştuğu reformları, bölgesel işbirliği ve demokrasinin üstünlüğü ilkesini kabul eden Batı Balkan ülkelerinin potansiyel birer AB aday ülke oldukları vurgulanmış ve AB-Batı Balkan Zirvesi’nin düzenlemesi kararlaştırılmıştır.[3] 2000’li yılların başı 11 Eylül saldırıları nedeniyle ABD  Batı Balkanlara yönelik ilgisinin azalmasıyla AB Batı Balkanlarda varlığını göstermeye başlamış, Makedonya’daki etnik çatışmaların sona erdirilmesinde, Sırbistan ve Karadağ’ın devlet oluşumlarındaki görüşmelerde AB rol oynamıştır.

Bulgaristan ve Romanya’nın AB’ye girmesinden sonra, Karadeniz Bölgesi AB için daha önemli hale geldi. Bu bölgede terörizm, organize suçlar,  yasadışı göç gibi pek çok güvenlik sorunu olduğundan dolayı AB Karadeniz Bölgesi’nde istikrar ve güvenliğe çok önem vermektedir.  Öte yandan, bu bölgedeki enerji ve ulaşım yolları AB’nin enerji güvenliği açısından önemlidir. AB ile bölge ülkeleri arasında önemli ticari ve ekonomik ilişkiler vardır. AB’nin 2007 yılındaki son genişleme dalgasıyla Karadeniz’e kıyısı bulunan iki devlet olan Bulgaristan ve Romanya’yı içine alması sonrasında, AB’ye iyice yakınlaşan bölgenin AB ile artan karşılıklı ekonomik ve siyasi ilişkileri Avrupa’nın bölgeye olan ilgisini artıran diğer bir önemli gelişme olarak görülmektedir. AB geliştirdiği Avrupa Komşuluk Politikasıyla genişleme sürecine katılmayan komşu ülkelerin istikrarını, ekonomik ve güvenlik açısından kalkınmalarını sağlamak ve bölge ülkelerini Rusya’nın etkisinden kurtarmayı amaçlamaktadır.

Karadeniz Sinerjisi programı ile  AB, demokratik ve ekonomik reformları özendirmek, istikrarı desteklemek, kalkınmayı teşvik etmek,  bölgedeki çatışmaların çözümleyebilme ve  Karadeniz Bölgesi’nde ve bölge ile AB arasında işbirliğini geliştirmek, sinerji, ulaşım, enerji ve iletişim altyapısının geliştirilmesini ve birbirine bağlanmasını amaçlamaktadır. AB, enerji arz kaynaklarını çeşitlendirerek Birliğin ve ortaklarının enerji güvenliğini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede, enerji ithalatı üzerine AB’nin en büyük ortağı olan ve AB’nin gazının %50’sini petrolünün %30’unu sağlayan Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmak isteyen Avrupa Birliği’nin bu konudaki en yakın ortakları aynı dertten muzdarip olan Karadeniz Bölgesi’ndeki ülkelerdir.[4] Burada önemli olan Karadeniz Bölgesinde mevcut olan petrol ve doğalgaz kaynaklarını Avrupaya taşımaktır. Karadeniz Bölgesi AB enerji arzı güvenliği için üretim ve iletim alanı olarak stratejik önemdedir. Orta Asya ve Hazar Havzası enerji kaynaklarını Karadeniz Bölgesi vasıtasıyla Avrupa’ya ulaştırılması için bölgesel ortakları ile daha yakın bir işbirliğine girmelidir.

ABAvrupa Komşuluk Politikası ve Karadeniz Sinerjisi ile Karadeniz Havzası ülkelerine yönelik siyasi ve ekonomik alanda destek ve işbirliği politikaları geliştirmiştir. AB’nin bu politikalarının başarısı, bölgedeki güç ve etki denklemlerinde önemli aktörler olan Rusya ve Türkiye’den bağımsız düşünülemez. AB’nin Türkiye ile ilişkisinin belirsizliği ve Rusya’nın arka bahçesi saydığı Karadeniz Havzası’nda AB’ye ancak kendi çıkarları çerçevesinde hareket yeri bırakması, AB’nin bölgedeki güvenlik politikalarının başarısını etkileyecektir. AB’nin Karadeniz güvenlik politikası ancak Türkiye ve Rusya ekseninde AB’nin etkisini arttırması ile mümkün olacaktır.[5]

Gürkan ÖZTÜRKTrakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü  Balkan  Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler A.B.D Yüksek Lisans Öğrencisi.

25 Ekim 2014

[1] Balkanlar, Avrupa kıtasının güneydoğusunda yer alan bir yarımadadır. Balkanlar, adını bölgede bulunan Balkan dağlarından alır. Yarımadanın doğusunda Ege (Adalar) Denizi, Marmara Denizi ve Karadeniz, güneyinde Akdeniz ve batısında ise Adriyatik Denizi vardır. Bkz. Balkanlarda Siyaset, Anodolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları, Eskisehir, 2012[2] Mirzet Mujezinoviç, Uluslararası Hukuk ve Politika, Avrupa Birliğinin Batı Balkan Politikası Çerçevesinde Bosna Hersek ile İlişkileri, Cilt 3, Sayı 12, 2007, s. 68.[3] Murat Kavalalı, Avrupa Birliği’nin Genişleme Süreci-AB’nin Merkezi Doğu Avrupa ve Batı Balkan Ülkeleri ile ilşlkileri, Ankara: DPT AB ile ilişkiler Genel Müdürlü¤ü, 2005 s. 41.[4] Haydar EFE,  Üç Ayda bir Yayınlanan Uluslararası Hakemli Sosyal bilimler Dergisi,  ‘Avrupa Birliğinin Karadeniz Politikası’,  sayı.16., 2013, s.21.[5] E. Sare Aydın YILMAZ,  Karadeniz  Araştırmaları,AB’nin Güvenlik Politikası ve Karadeniz Bölgesi ile İlişkiler’,  Sayı 39, 2013 s.14.

Kaynakça

-Belgin Akçay-İlke Göçmen, ‘Avrupa Birliği: Tarihçe, Teoriler, Kurumlar ve Politikalar’, Seçkin Yayınları, Ankara, 2012.

-Balkanlarda Siyaset, Anodolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları, Eskisehir, 2012.

-Ceyda ÜÇYILDIZ, Eski Yugoslavya Cumhuriyetlerinin Yapılanmasında AB’nin rolü, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Avrupa Toplulukları (Uluslararası İlişkiler) Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2006.

-Sare Aydın YILMAZ, Karadeniz Araştırmaları,AB’nin Güvenlik Politikası ve Karadeniz Bölgesi ile İlişkiler’,  Sayı 39, 2013.

-Haydar EFE,  Üç Ayda bir Yayınlanan Uluslararası Hakemli Sosyal bilimler Dergisi,  ‘Avrupa Birliğinin Karadeniz Politikası’,  sayı.16., 2013.

-Mirzet Mujezinoviç, Uluslararası Hukuk ve Politika, ‘Avrupa Birliğinin Batı Balkan Politikası Çerçevesinde Bosna Hersek ile İlişkileri’, Cilt 3, Sayı 12, 2007.

Murat Kavalalı, ‘Avrupa Birliği’nin Genişleme Süreci-AB’nin Merkezi Doğu Avrupa ve Batı Balkan Ülkeleri ile ilişkileri’,Ankara: DPT AB ile ilişkiler Genel Müdürlüğü, 2005.

-http://www.bilgesam.org/incele/140/balkanlilasmadan-avrupalilasmaya-avrupa-birligi-balkan-ulkeleri-iliskileri/#.VElBHCKsVis

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popular Articles