Ultimate magazine theme for WordPress.

KÖTÜ MUAMELE İŞKENCE MİDİR?

0 37

KÖTÜ MUAMELE İŞKENCE MİDİR?

Çoğu zaman kötü muamele ve işkence kavramları birbirleri ile karıştırılmaktadır. Aslında her işkence olayı aynı zamanda kötü muameleyi de kapsarken, her kötü muamele aynı zamanda işkence düzeyine varmamaktadır. Makalede bu hususlar örnekleri ile birlikte detaylı olarak aktarılacaktır.

a) Genel Olarak Kötü Muamele Kavramı
Kötü muamelede insana acı verme, insan haysiyetini rencide etme durumu vardır. Ancak bunlar işkence derecesine varmamakta ve süreklilik göstermemektedir. İşkence ile kötü muamele arasında nitelik farkı değil, uygulanan yöntemlerin derecesi bakımından bir fark bulunmaktadır. Örneğin; Şüpheli veya sanığı iteleme, yüzüne tükürme, gözlerini bağlama, uyutmama aç ve susuz bırakma, ağzını tıkama, saçlarından çekme, keskin ışık karşısına şüpheliyi bırakma, vücudu rahatsız edici belirli şekillerde durmaya zorlayan kabinlerde tutma, tedaviye ihtiyacı varken tedavisi yapılmadan sorguya devam edilmesi gibi eylemler kötü muamele olarak kabul edilmektedir.
İşkencede süreklilik, tekrarlama söz konusu olup işkence sayılan her hareket kötü muameledir fakat her kötü muamele işkence değildir. Sayılan tüm bu fiillerin uzun süre olması, tekrarlanması, hem maddi hem de manevi acıya, ıstıraba yol açması sonucunda çıkan eylemler işkenceyi oluşacaktır. Bir sorguda hem işkencenin hem de kötü muamelenin aynı anda uygulanması mümkündür .

b) Kötü Muamele Suçunun Özellikleri
Kötü muamelenin 5237 sayılı TCK’daki karşılığı 96. maddesinde yer alan ”eziyet” suçudur. Söz konusu maddenin birinci fıkrasına göre, ” Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verileceği hükmolunur.” Yine bu fiillerin ”çocuğa, beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı ya da üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe karşı işlenirse verilecek cezanın arttırılacağı” ayrıca belirtilmiştir. Kötü muamele ya da eziyet bir bakıma işkence aşamasına ulaşmamış davranışlardır. Bu suçu oluşturan bir takım fiillerde başlı başına suç teşkil edebilir. Hakaret, tehdit, cinsel taciz, kasten yaralama suçları buna örnek verilebilir. Ancak bu fiiller işkence suçunda olduğu gibi sistematik ve belli bir zaman sürecine yayılarak gerçekleştirilmektedir.

c) Kötü Muamele Suçu Unsurlarının İncelenmesi
Bu suçun faili herkes olabilir. Bu suçun işkence suçundan en büyük farkı suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesinin gerekmemesidir. Dolayısıyla aynı davranışlar kamu görevlisi tarafından işlenirse işkence, kamu görevlisi olmayan birisi tarafından işlenirse kötü muamele suçu oluşacaktır.
Bu suç kasten işlenebilen bir suçtur ve saikin (faili suça iten neden) bir önemi bulunmamaktadır. Fail, yaptığı hareketin insan onuruyla bağdaşmayıp bedensel veya ruhsal yönden acı verdiği ya da niteliği itibariyle aşağılayıcı olacağını bilmeli ve bu neticenin gerçekleşmesini istemelidir. Eziyet suçu açısından herhangi bir hukuka uygunluk sebebinin ortaya çıkması söz konusu değildir. Öncelikle bu fiiller süreklilik arz ettiği için ya da meşru savunma gibi bir hukuka uygunluk sebebi ortaya çıkamaz. Kişinin vücut bütünlüğü üzerinde mutlak bir tasarruf yetkisi söz konusu olmadığı için bu suç bakımından mağdurun rızası da ortaya çıkamayacaktır.
Kötü muamele suçunun oluşumuna örnek olarak Yargıtay 8. CD.’nin 18.06.2012 tarih ve E. 2011/3608, K. 2012/20031 sayılı kararında; ”Sanıkların muhtelif zamanlarda katılanın 13 aylık çocuğu olan mağdurun vücudunda sigara söndürmek, ısırmak ve olay günü de arabada saatlerce tek başına aç susuz bırakıp bakımını yapmadan, dövüp kolunu kırmak suretiyle süreklilik gösteren eylemlerinin, eziyet suçunu oluşturduğu ancak; işkence suçunda netice sebebiyle ağırlaşmış halleri düzenleyen maddesine benzer bir düzenlemenin eziyet suçunda yer almayıp nitelikli hallerin belirtilmiş bulunması karşısında, sonuçta meydana gelen yaraların niteliği gözetilerek sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde nitelikli eziyet suçunu ve yaraların ağırlığı nedeniyle orantılılık ilkesi ile asgari haddin üzerinde ceza tayini gerektiği” belirtilmiştir.6

d) İşkence Suçu ile Eziyet Suçu Arasındaki Farklar
İşkence suçunda fail sadece kamu görevlisi olurken, kötü muamele de fail herkes olabilir. İşkence suçu ihmali davranışlarla da işlenebilirken, eziyet suçunda ihmali davranış ile ilgili herhangi bir düzenleme getirilmemiştir. İşkence suçunda eylem yönü kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel ve ya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştirmektir. Eziyet suçunda ise eylem yönü eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirmektir. İşkence suçunda nitelikli haller ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış haller düzenlenmişken, eziyet suçunda ise neticesi sebebiyle ağırlaşmış hal düzenlenmemiştir.

KAYNAKÇA
– Tanrıverdi, Battalgazi, vd.: Ceza Muhakemesi Hukuku, Ankara, Jandarma Genel Komutanlığı Basımevi, 2010
– İnankul, Hakan: Yasak Sorgu Yöntemleri ve Bunların Sonucunda Elde Edilen Delillerin Hukukumuzda ve Batı Hukukunda Geçerliliği (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Uludağ Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2005.
– Gündel, Ahmet: 5237 Sayılı TCK’ da Kasten ve Taksirle Öldürme-Yaralama ve İşkence Suçları, Ankara, Sözkesen yayınevi, 2009.
– Özbek, Veli Özer; vd.: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara, Seçkin Yayınevi, 2013
– Sakin, Sinan: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara, Savaş Yayınevi, 2015.

Yazar: İbrahim ŞİRİN, Ufuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans Mezunu, Uluslararası Af Örgütü İnsan Hakları Savunucusu, İnsan Hakları Alanında çalışmaktadır. Özellikle İşkence ve Kötü Muamelenin azaltılması için çeşitli makaleleri ve bir kitabı bulunmaktadır.
16 Şubat 2021

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.