Liberal Teori Nedir ? Liberal Teori Hakkında Bilgi

0 586

LİBERAL TEORİ

  • Bireyi temel alır.
  • İktisadi faaliyetlerden etkilenmiştir.
  • Aydınlanma Dönemi’ni baz alarak Rönesans ve Reformdan itibaren özgür düşünce yayılmıştır.
  • Liberalistler devleti tek aktör olarak görmezler.
  • Küresel toplum oluştuğunu söylerler.
  • Devletin çıkarları ön planda değildir.
  • Anarşik yapının kötü yanları çoğulculukla aşılabilir.
  • Rasyonel aktör modeli yoktur.
  • Kazan-kazan prensibi vardır.
  • Non-zero some game vardır.
  • Serbest ticaret çok önemlidir.
  • İç politika dış politikanın uzantısıdır.
  • Liberalistler; Adam Smith, David Licardo, Saint Agustine, İmmanuel Kant, John Locke

Demokratik Barış Teorisi

Liberaller savaşların azaltılmasının bir yolunun da demokrasilerin yaygınlaştırılması olduğunu söylemiştir. Demokrasiler birbirleri ile savaşmazlar. Yalnız demokratik olmayan başka devletler ile savaşabilirler. Demokrasiler savaşı ve diğer şiddet türlerini dışlayan aynı liberal değere sahiptirler.

Klasik Liberalizm

Siyasi ve ekonomik kolu vardır. Siyasi kolu daha çok demokrasiyi konu almış. Ekonomik kolu ise Adam Smith ve David Ricardo devletin ekonomik bakımdan bağımsız olmasını savunmuştur. Devletin görevi özel girişimcinin yapamadığını yapması altyapı gibi faaliyetlerdir. En önemli aktör bireylerdir. İmmanuel Kant liberalizme büyük katkı sağlamıştır. Evrensellik fikri vardır. Bireyler uygun siyasi ortam sağladığında iyi olabilirler. Temel kaygısı savaşların nasıl önleneceğidir. Baskıcı rejimler yerlerini cumhuriyete bırakırlarsa bireyler iyi varlıklar olabilirler. Bütün ülkeler cumhuriyet olursa savaşlar son bulur. Cumhuriyetler bir araya gelirse tek devletli bir dünya devleti kurulur. Tek bir devlet olursa gevşek bir konfederasyon bir araya gelebilir.

Stoacılık

Temel fikir evrenselliktir. Farklı siyasi örgütlenmeler olabilir ama hepimiz insanlığın birer parçasıyız. Genel özellikleri iyimserdirler. İnsanlar kötü değildir, onları kötü yapan yaşadıkları siyasi ve sosyal ortamdır.
Ricard Cobden
Ekonomi ve insan refahının önemli olduğunu söylemiş. Ticari liberalizmden bahsetmiş. Serbest ticaret barışa katkıda bulunur. Savaşların asıl nedeni devletlerin merkantalist amaçlarıdır. Bu da devletlerin refahını azaltır. Devletler bu yüzden serbest ticarete geçmeli. Eğer savaşlar ticari nedenlerden çıkmıyorsa bile savaş zamanında en çok zararı gören devlet şekli bu tür devletlerdir.
Joseph Schumpeter
Hem Cobden hem de diğer düşünürlerden etkilenmiş. Savaşlar kapitalistlerin istediği bir şey değildir. Savaşların en büyük etkisi kapitali (sermayeyi) yok etmektir.

Çıkar Grubu Liberalizm

Temelde birbirine bağlı çıkar gruplarının ülke politikasını etkilediğini söylüyor. Çünkü devletlerin özellikle dış politikaları rasyonel değildir. Atomistik olduğunu söylüyorlar. En önemli temsilcileri Harold Laswell ve Robert Dahl ‘dır. I.Dünya Savaşı’ndan sonra liberal düşünce tekrar canlanıyor. Bu düşünceye modern liberal düşünce denir. Tekrar canlanmasını sağlayan Woodrow Wilson’dır. Klasik liberalizmden farkı en önemli aktör bireyin yanında devletin olduğudur.
KOLEKTİF GÜVENLİK: Büyük devletler bir araya gelerek sistemi koruma sözü verir. Wilson savaşların çıkış nedenlerini devletlerin güç kazanma isteği olduğunu savunmuştur. Demokratik devlet sayısı artarsa savaşlar sona erer. Bu yüzden Milletler Cemiyeti’ni kurmuşlardır. Daha sonra bu akıma realistlerden Edward Hallett Carr ‘’idealizm’’ demiştir. Çünkü onların dünyanın nasıl olduğunu değil, nasıl olması gerektiğiyle ilgilendiğini belirtmiştir. Kolektif güvenlik sistemi işlemiyor çünkü ABD katılmıyor.
David Mitrony
Fonksiyonalizm teorisini geliştirmiştir. Temel amacı Avrupa’da barış nasıl sağlanır? Günümüzde savaşların genel sebepleri ekonomi ve eşitsizliklerdir. Diğer devletlerin yapması gereken şey bir araya gelerek ortak çıkarları savunmaktır. Ama problem devletlerin tek başına çözmesi olanaksızdır. Bu yüzden devletlerin işbirliği yapması gerekir. Bunların başına teknik uzman gerekir. Örn: 2.Dünya Savaşı’nın ardından AKÇT kuruluyor.

Neofonksiyonalizm

Earst Haas öncüsüdür. Bütünleşmenin arkasındaki temel politik güç iç politikada saklıdır. (sendikalar, siyasiler, örgütler) Ekonomik bütünleşme spill-over’a dönüşmektedir. Yani siyasi bütünleşmeye dönüşecektir.

Transnasyonalizm

1970’lerde ortaya çıktı. Ulus aşırıcılık demektir. Küreselleşme ile birlikte çok uluslu şirketlerle ortaya çıktı. Temeli pozitif toplamlı oyuna dayalıdır. Her şey güce dayalı değildir. John W. Burton ‘’dünya toplumu’’ hem devlet hem de devlet dışı aktörlerden oluşur. Cobweb: birbirinin içine girmiş toplum.

Karşılıklı Bağımlılık Teorisi (interdepence)

Joseph Nye J. ve Koehone ‘un kitabı ile ortaya çıkmıştır. ‘’Güç ve Karşılıklı Bağımlılık’’ iki yâda daha fazla devletin birbirine bağımlılığını anlatır. Bağımlılık uluslararası ilişkilerde yalnızca siyasi değil her türlü ilişkiyi kapsamaktadır. Complex interdepence : karmaşık karşılıklılık

Rejim Teorileri

Devlet önemli bir aktördür. Devlet dışı aktörlerde önemlidir. 1980’den sonra  ‘’yeni kurumsalcılar’’ uluslararası ilişkilerde önemli bir yer tutmaya başlıyor. Rejim teorisi; rejimlerin nasıl ortaya çıktığını, devletlerin davranışlarını nasıl etkilediğini, nasıl evrimleştiğini ve nasıl ortadan kalktığını araştırır.

Hegemonik İstikrar Teorisi

Charles Kingleborger – Gücü ön plana alan bir teoridir. Rejimlerin oluşması için bir hegemonya gerekir. Dünyada barış ve huzur için bir hegemonya gerektiğini savunmuştur.

Neoliberal Kurumsalcılık

1980’lerden sonra ortaya çıktı. Devletler işbirliği yapmalıdır. Neoliberaller devletlerin önemli faktör olduklarını ama örgütlerinde önemli olduğunu söyler. Devletlerin rasyonelliğini kabul ederler. Rasyonel olduğu için işbirliği yaparlar. Mutlak kazanca bakarlar. Halkın refahını arttırmak amaçlarıdır. Sistemin anarşik olduğunu kabul ederler. Realistlerin bu etkiyi abarttığını söylerler. Anarşide de o ortamda işbirliği mümkündür. Sistemik analiz yapar. Devletlerin işbirliği yapmasında uluslararası örgütlerin payı büyüktür. Etkileşim, maliyetini düşürür. Bilgi sağlarlar. Geleceğin belirsizliğini ortadan kaldırırlar.  Tit-for-tat; işbirliği (karşılıklılık) Neoliberaller devletin anarşi altında daima mutlak kazançlara odaklanmayı gerekli görür.

Leave A Reply

Your email address will not be published.