VIET THANH NGUYEN – MÜLTECİLER

0 37

’Mülkiyetin her şey sayıldığı bir ülkede, bizim sadece hikayelerimiz vardı.’’

‘’The property is in a country where everthing is considered, we just had our stories.’’

 

Viet Thanh Nguyen / Mülteciler (Refugees)

 

Merhaba sevgili okurlar,

Bugün sizleri Güneydoğu Asya’ya, Vietnam’a  götüreceğim. Biliyorsunuz ki Vietnam, Soğuk Savaş döneminde en ağır kayıpların yaşandığı sıcak çatışma bölgelerinden biriydi. 1965 – 1973 yılları  arası iç savaş yaşayan Vietnamlılar vatanlarını terk etmek zorunda kalmıştır. Komünist Vietkonglar ile bu savaşa dahil olan  ABD’lilerin çatışması dünya kamuoyunu oldukça meşgul etmiş,  ABD’nin komünizmi yok etme arzusu Vietnam topraklarına 15 milyon ton bomba yağdırmasına neden olmuştur. 1975 yılında iki Vietnam birleşmiş olsada ülkedeki komünist – antikomünist çatışmalar yüzünden 200.000’e yakın insan bu korku ve dehşet karşısında  çevre ülkelere ya da komünizmden kaçan herkese kucak açan Amerika’ya iltica etmiştir. Onlardan biri de size tanıtacağım kitabın yazarı; Viet Thanh Nguyen’dir.

 

Kendiside bir mülteci olan yazar, vatanından ayrılmak zorunda kalanların hikayesini, kendi deyimiyle ’’bizim hikayemiz’’ dediği öyküleri kaleme almıştır. Hikayelerine kendisinden de bir parça katan Nguyen’in Mülteciler adlı öykü kitabı anavatanları parçalanmış, yerlerinden edilmiş insanları  anlamak için  güzide bir kitap. Kafka yayınevinden Peren Gülmez’in çevirisi ile okurlarla buluşmuştur.

 

Nguyen, 1971’de Vietnam’da doğdu. Ailesi ile 1975’de  Vietnam’dan ABD’ye göç etti. Vietnamlı mülteciler için oluşturulan kampa yerleştirildiler. Bir süre orada yaşadıktan sonra ailesi  ile Kaliforniya’ya taşındı ve ilk Vietnam marketlerinden birini açtılar. Bu sırada Nguyen ilk öykülerini yazmaya başladı, o da Savaş Yılları adlı kısa öyküsüydü.

Şuan da Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde İngiliz ve Amerikan Çalışmaları ve Etnisite Profesörlüğü yapan yazar, dünyanın en prestijli ödüllerinden biri Pulitzer ödülünü ‘Sempatizan’ adlı romanı ile almış, Mülteciler adlı bu öykü kitabıyla da ABD’de Asya-Pasifik asıllı Amerikalılar Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüştür.

 

Evet, gelelim kitabımıza. Kitap sekiz adet öyküden oluşmaktadır. Her bir öykü birbirinden bağımsız ve her bir öyküde farklı Vietnamlı mülteci karakterler yer almaktadır. 1980’lere dek süren iç savaşlar sonucu  Amerika Birleşik Devletleri’ne mülteci olarak göç eden insanların kurgulanmış hayat hikayeleri, onların iç dünyalarına girişini sağlayacaktır.

 

Sohbetimizin başında ilk cümlem ‘’Sizleri Güneydoğu Asya’ya, Vietnam’a götüreceğim.’’ şeklindeydi. Fakat öyküler ABD’de geçmektedir. Bunu söylememin sebebi; mültecilerin anavatanları ile bağlarını bir türlü koparamamış olmalarıdır. Öyküler, mültecilerin onlarca yıl geçmesine rağmen oraya  adapte olamadıklarını, her an orayı düşündüklerini, Vietnam kültürünü yaşam tarzlarında ve yemeklerinde bırakamadıklarını sade, akıcı ve çarpıcı bir dille onların  hislerini, üzerlerinden atamadıkları geçmişi anlatmıştır.  Yazar kitabını dünyanın dört bir yanındaki mültecilere atfetmiştir.

 

Öykülerden bir kaçına kısaca değineyim, ABD’ye göç etmiş genç Vietnamlı Liem’in pek az bildiği İngilizcesi ile eşcinsel bir çiftin yanına yerleşmesini ve kültür şokunu çok derinden yaşamasını, yazar mizahi bir dille anlatır. Başka bir öykü ise Alzhimera yakalanan Profesör’ün; karısını, eski sevgilisi ile karıştırmaya başlamasını anlatır. Eşine sürekli eski sevgilisinin ismi ile seslenmesi, kadının tahammül sınırlarının zorlandığı günlere sürükler. Doğup büyüdükleri  şehirden  kaçarken, korsan gemisi ile karşılaşan mültecilerin ağır yaşam koşulları karşısındaki zorlu mücadeleleri bir diğer öyküde yüzümüze tokat gibi çarpar.

 

Ben bu eseri keyifle okudum. Sizler içinde aynı şeyi temenni ediyorum.