Zapata ve Zapatistalar

1 76

EMİLİANO ZAPATA VE ZAPATİSTA ULUSAL KURTULUŞ ORDUSU

Melis YILMAZ[1]

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi

Uluslararası İlişkiler Bölümü

 

                                                      ÖZET

Meksika Devrimi’ne öncülük eden Emiliano Zapata’nın hayatı ve ölümünden yetmiş beş yıl sonra 1 Ocak 1994’de “Lacandon Ormanından İlk Deklarasyon” ile ortaya çıkan Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun (Ejército Zapatista de Liberación Nacional-EZLN) siyasi felsefesi ve mücadelesi incelenmektedir.

ANAHTAR KELİMELER: Emiliano Zapata, Meksika Devrimi, Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu

GİRİŞ

  Meksika 16.yy da işgal edilmeden önce Meksika Kızılderilileri, Aztekler, Mayalar burada yaşıyordu. 1810 yılında Meksika bağımsızlığını ilan etti. 1846 yılında Meksika ve ABD’nin savaşa girmesiyle Meksika topraklarının yarısını ABD’ye bıraktı.

19.yy da Fransa, Meksika’yı işgal etti. 1861 yılında I. Maximilian tahta geçti. Böylelikle II. Meksika İmparatorluğu kuruldu. 1867 yılına kadar süren bu rejimden sonra yaklaşık olarak yarım yüzyıl süren bir istikrarsızlık ve durgunluk dönemi geldi. 1884’de Porfirio Diaz hükümeti düzen ve modernizasyonu sağladı. Diaz rejiminin getirdiği baskı Meksika Devrimi(1910-1920) ile son buldu.

 

HALK LİDERİNİ SEÇİYOR

 Emiliano ZAPATA SALAZAR, 8 Ağustos 1879’da Morelos eyaletine bağlı San Miguel Anenecuilco köyünde dünyaya geldi. Zapata ismi Anenecuilco köyünde önemli bir isimdi. Bu isim kendini Bağımsızlık Savaşı(1810) sırasında yerel bir asi olarak duyurmuştu. Zapatalar ve Salazarlar(anne tarafı) ülke ve köy tarihiyle yakın ilişkilere sahipti. Bağımsızlık Savaşı sırasında Emiliano Zapata’nın anne tarafından dedesi, Cuatla şehri İspanyol ordusu tarafından kuşatıldığında gizlice hatları geçerek isyancılara yiyecek ve mühimmat taşımıştır. Babasının iki kardeşi ise 1860 yıllarındaki Fransız Müdahalesi’ne karşı verilen Reform Harbi’nde savaşmışlardır. Bir diğer Zapata ise Reform Harbi sırasında Diaz’ın Villa de Ayala civarındaki taburları yönetmek için güvendiği ve bölgenin Diaz rejimini kabul etmesini sağlayan insandı. Diaz, Jose Zapata’nın ölmesinden yıllar sonra hedeflerinden sapıp diktatörleşmeye başlasa da bölge halkı (Zapata’ya olan güvenlerinden) çizdikleri siyasi politikadan caymamıştır.

Zapata, aile ile köklerinin yarattığı onurlu duruşun dışında yıllar içerisinde sergilediği tavrıyla bölge halkının güvenini kazandı. Gençlik çağlarından beri polisle başı dertteydi, protesto gösterilerine imza atarak, jefe politicoya (eyaletinin en yüksek siyasi ve idari görevlisine verilen isim) giden heyetlere katılarak köy savunmasında aktif oynayan önderlerden olmuştu.

Zapata kırsal yaşam şartlarına göre yoksul bir adam değildi, derme çatma bir kulübede değil, kerpiçten ve taştan yapılmış sağlam bir evde yaşarlardı. Diğer köylüler gibi haciendalarda (iş gücüne sahip insanların malikâneleri) gündelik işçi ya da peon (Meksika’da efendisine borcunu ödeyene kadar köle gibi çalışan kimse) olarak çalışmamıştı. Ona ve abisine ölen ailesinden küçük birer toprak ve bir miktar çiftlik hayvanı kalmıştı.

Anenecuilco köyü yıllar boyu yerel haciendoların toprak gasplarına karşı direnmiş bir köydü. Emiliano Zapata bu şartlar altında yetişti. Otuzlu yaşlarına geldiğinde 12 Eylül 1909’da Köy Savunma Komitesine başkan seçildi. Yasal yollarla köylülerin topraklarını korumayı başaramayınca yerel haciendolar tarafından gasp edilen ejidoları (ortak topluluk toprakları) geri alıp köylüye dağıttı. Bu eylem aslında bugün de Zapatista hareketinin temelini oluşturmaktadır. Başlangıçta bu durumun devrimci bir tarafı yoktu. Ancak zengin haciendo sahiplerinin hükümet ile iş birliği halinde ele geçirdiği ejidoların geri alınması topraksızların devrimi ve silahlı mücadelenin haklılığını gözler önüne seriyordu.

Bu durumun başlıca sebebi Porfirio Díaz rejimi olarak görülüyordu. Reform yasaları, haciendoların genişlemesi, kırsal nüfus üzerindeki ekonomik baskının artması ve köylülerin ılımlı isteklerine bile verilen sert tepkiler köylülerin militanlaşmasına zemin hazırladı.

OY DEĞİL, TOPRAK

 Kuzeyli seçkinler Diaz rejimine karşı seslerini çıkarsalar da pratikte işlevsizdiler bu koşullarda isyan köylülerden doğdu. Zapata’nın kurduğu ve liderliğini yaptığı Güney Kurtuluş Ordusu profesyonel askerlerden değil campesinolardan (köylü sınıfı) oluşuyordu.

Kuzeyli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Francisco Madero ılımlı politikaları ve San Luis Potosi Planı’nda yer alan seçim vaatlerindeki toprak reformu, oy hakkı, tekrar seçilmeme gibi planlamalarıyla Zapata’nın Güney Kurtuluş Ordusu’nun bir diğer isyancı grup olarak da Pancho Villa’nın Kuzey Tümeni’nin desteğini aldı. Kuzeyli seçkinlerin ve isyancı köylülerin desteğini alan Madero dört aydan kısa bir sürede Diaz’ı devirdiler.

Madero, Diaz rejimini kırmada son derece aktif rol alan isyancı grupları silahsızlandırmaya başladı. Madero, Morelos halkının isyancı köylülüğünü yatıştırmaya çalışırken Plantasyon( Tropikal kuşakta ticari amaçla çok geniş alanlarda bir veya bir kaç çeşit ürün yetiştirmeye dayalı tarım metodu) sahiplerinin etkisiyle kısa sürede tarım reformu planlamasından uzaklaşmaya başladı. Seçkinlerin kendilerini bu şekilde pasifleştirme etme çabalarına tepki olarak isyancılar toprakları işgal ettiler ve çatışmaya girdiler. İsyancılar oy değil, toprak istiyordu.

Devrim sonrası çıkarlarına uygun bir rejim kurmak isteyen seçkinler, haciendo ve plantasyon sahipleri General Huerta’yı ve Meksika ordu güçlerini misilleme amacıyla isyancıların merkezlerinden Morelos’a gönderdi. Zapata bu tehdit karşısında “Karşı Devrim” ilan etti ve 22 Kasım 1911’de Ayala köyünde Ayala Planı’nı imzaladı. Plan neden zapatistaların silah bırakmadığını açıklıyordu. Madero’nun otoritesinin reddi ile başlar, zapatizmin temel prensipleriyle devam eder. Planı reddedenlerin topraklarına kamulaştırma çağrısı net bir şekilde yapılmıştır. İstekleri arasında yerel ve federal görevlilerin tarafsız ve özgür seçim le atanmaları, kırsal arazilere ilişkin uyuşmazlık davalarının derhal görüşülmesini istemiştir. Bu istekler San Luis Potosi Planı’ndan çokta uzak değildir. Plandan ayrılan noktaları köylüye derhal topraklarını geri alma ve hiçbir yüksek otoriteden izin almaya ihtiyaç duymaksızın silahlı savunma hakkının kullanılması çağrısında bulunuyordu. Ayala Planı, 26 Ekim 1915’de yine Zapata tarafından ilan edilen Tarım Yasasıyla uyumludur. Plana ek olarak Tarım Yasası tüm Meksikalıların ve ailelerinin ihtiyacına yetecek kadar toprağa sahip olma hakkı olduğunu savunuyordu.

1913’te seçkinler isyancıları kontrol edemediği ve kapitalist planlamayı uygulamadaki yetersizliğine öfkelenmekteydiler. Madero’yu deviren darbe 9 Şubat 1913’te General Mondragon komutasındaki federal ordu kuvvetlerinin isyan edip Madero’ya karşı darbe hazırlığı içerisindeyken tutuklanan Generaller Bernardo Reyes ve Felix Diaz’ın özgürlüğe kavuşması ile başladı. Madero’nun gözde komutanı General Villar’ın ilk saldırıda yaralanmasından sonra General Huerta komutasına geçti darbecileri kuşattılar. Bu taktik avantaja rağmen General Huerta darbecileri etkisiz hale getirmedi ve pek çok askerin -aynı zamanda sivilinde-  öldüğü ve yaralandığı “On Trajik Gün” olarak adlandırılan olaya sebep oldu. Madero’nun devlet başkanlığını sonlandıran bir pakt imzalandı. 18 Şubat 1913 ‘te kuşatanlar adına Huerta kuşatılanlar adına da Diaz’ın temsiliyle ABD Büyükelçiliğinde Büyükelçi Henry Lane Wilson’un açık müdahalesiyle Madero’nun devlet başkanlığı son buldu. Geçici olarak başkanlık Huerta’ya geçti. Darbeyi planlayan Diaz’ın bir sonraki seçimde aday olabilmesine izin verildi. 18 Şubat günü Madero ve başkan yardımcısı Suarez tutuklandılar ve 19 Şubat günü görevlerinden istifa ettirildiler. İki gün sonra hapishaneye nakilleri sırasında muhafızları tarafından öldürüldüler.

Madero’nun ölümüyle beraber Diaz’ı deviren devrimci gruplar iki kola ayrıldılar. Radikal sol eğilimleri gösteren Emiliano Zapata öncülüğündeki Güney Kurtuluş Ordusu ve Pancho Villa öncülüğündeki Kuzey Tümeni “Radikaller” olarak adlandırıldı. Radikaller ülkenin derhal yeniden yapılanmasını öngörüyorlardı. Anayasacılar olarak adlandıran kol ise Venusto Carranza’nın siyasi liderliğinde ve Alvaro Obregon’un askeri liderliğindeki reformculardı. Bu hareket ise ülkenin yasal çerçevede siyasal değişimini öngörüyordu. Huerto’nun ihanetinden sonra Carranza onun rejimini reddetti. Carranza’nın Guadalupe Planı’na göre Anayasacı kuvvetlerin başkomutanı olan Carranza hükümeti yönetme yetkisini üzerine alırken hükûmet Huerta’nın elinden alınır alınmaz seçim yapılacağını söyledi. Huerta kuvvetleri Obregon ve Villa’nın askeri zekâsı sayesinde yenilgiye uğradı. Huerta yetkisini 15 Temmuz 1914’te geçici devlet başkanı Francisco Carbajal’a devretti. Huerta’nın yenilgisi sırasında Meksika’da dört devrimci ordu vardı; Zapata önderliğinde Güney Kurtuluş Ordusu, Villa önderliğinde Kuzey Tümeni, Pablo Gonzales önderliğinde Kuzeydoğu Ordusu desteğinde Carranza, Obregon önderliğinde Kuzeybatı Ordusu. Obregon, Villacılarla pazarlık etmeye çalışırken, Carranza Zapatistalar ve Villacılar’ı tecrit edip bastırmaya yönelikti. Mexico City’i işgal eden kuvveler Obregon ve Carranza-Gonzales oldu.

Carranza Villa ve Zapata kuvvetleri arasındaki çatışmaya son vermek için tarafsız bölgede bir toplantı düzenledi. Askeri liderler 1914 Ekim’de Aguascalientes kasabasında topladılar. Aguascalientes Konvansiyonu Zapatistalarla Villacıların siyasal olarak ortak bir noktada buluşmasını sağladı. Ve konvansiyonun denetim radikal sol eğilimin eline geçti. Konvansiyon Zapatistaların Ayala Planını benimsedi.  Konvansiyonun devrimin gerçekleşmesi için ortaya koyduğu ana hatta göre ABD kuvvetleri Meksika topraklarından çekilecek, ejidolar köylere iade edilecek, büyük toprak sahipliği son bulacak, toprak işleyene verilecek, devrim düşmanlarına ait topraklar ilga edilecek ve halka dağıtacak bunun yanı sıra işçilere örgütlenme özgürlüğü ve grev hakkı verilecek şeklinde planlanmıştır. Konvansiyon Carranza’nın yürütme yetkisini elinden alan bir karar da çıkarınca Carranza kararı reddetti ve Konvansiyon onu isyancı ilan edip Villa’yı iki konvansiyon ordusunun başına geçirdi. Obregon konvansiyonla beraber çıkarlarını elde edebilme amacıyla Zapata ve Villa’ya karşı Carranza ile birleşti. Zapatistalar ve Villacılar konvansiyon üzerinde hak iddia edip 1914 Aralık’ta Mexico City’i işgal ettiler. Konvansiyon hükümeti içinde derhal çatlaklar başladı. Ne Zapatistaların nede Villacıların iktidarı ele geçirmek gibi bir amacı yoktu. Villa- Zapata kuvvetlerinin iktidarı kurmaktaki başarısızlığı aralarındaki çatışmayı daha da arttırdı. Ancak bu Obregon-Carranza kuvvetleri için eşsiz bir durumdu. 1915’te Anayasacı Kuvvetleri’n başındaki Obregon Villacıları iki kez ağır hasarlı askeri yenilgiye uğrattılar. 1915’te Carranza’nın Anayasacı hükümeti ABD tarafından da tanınınca eli iyice güçlenmiş oldu.

Zapatistalar tarım devrimini Morelos’ta hayata geçirdiler. Zapatist bölgelerde toprak dağıtımı, özerklik, üretimin kamulaştırılması ve topluluk temelli karar alma süreçleri hayata geçirildi. Ancak Carranza’nın federal ordusunun baskısı ve Anayasanın 27. Maddesine Tarım Reformu unsurlarının dâhil edilmesi, Zapatistalara yönelik uygulanan tecrit politikaları ellerini zayıflattı. Kendisine federal ordudan kaçtığı maskesini bürünen Jesus Guajardo adlı bir subay mühimmat ve silah vaadiyle Zapata’yı Cuatla Vadisi’nin yakınlarında tuzağa düşürdü. Federal askerler tarafından kurşuna dizildi. Zapata’nın cansız bedeni iki gün boyunca Cuatla’da teşhir edildi. On binlerce campesino öldürülen yoldaşlarına gelip saygılarını sundu. Zapata’nın generalleri, onun katledilişinden sonra mücadeleyi sürdürmeye devam ettiler.

“YA BASTA!”

  Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu tarih sahnesine 1 Ocak 1994’de çıktı. Ayaklanmanın ilk saatlerinde EZLN bildiriler yayınladı. Ve bu bildiriler dünyanın birçok yerine medya kuruluşları sayesinde yayıldı. Dünya böylece EZLN ile tanışmış oldu. Sanılanın aksine EZLN aniden ortaya çıkan bir isyan değildi. Binlerce EZLN gerillasının Chiapas’da pek çok kasabayı ve büyük çiftliği ele geçirmesiyle görünürlük kazansa da bu mücadele 10 yıl öncesine dayanmaktaydı. Meksika Devrimi’nden sonra radikalleşen köylüleri yatıştırmak için çıkarılan tarım yasası reformu, köylüleri direnirlerse başaracaklarına inandırdı.

Los Altos’un her yerinde artış gösteren kıtlık, nüfus artışı, patronların baskıcı talepleri bölge halkını önce doğudaki vadilere daha sonrada Lacandon ormanına doğru göç etmek zorunda bırakıyordu. Burada toplanan genç yerliler artarak bir topluluk oluşturmaya başladı. Chol, Tojobal, Tzeltal ve Tzotzil göçmeleri tarafından oluşan topluluklar kendi içerisinde yer alan bireylere siyasal ve toplumsal örgütlenme deneyimi de sağladı. Topluluğun önemini kavrayan bu göçmenler doğrudan demokrasi yöntemini benimsediler. Liderler karar alıp topluluk uygulamıyor, topluluğun aldığı kararları liderler uyguluyordu. Bu düşünce zapatizmin temelini oluşturur.

EZLN, 17 Kasım 1983’te Chiapas’taki bir kampta altı isyancı tarafından oluşturuldu. Ulusal Kurtuluş Kuvvetleri(Fuerzas de Liberatcion Nacional, FLN) devrim adına köylü sınıfını örgütlemek için Chaipas’a gelirken burada beklediklerinden farklı bir sonuç elde ettiler. Köylü realitesi ile karşılaştılar. Geldikleri bölge gerillaların gizlenmeleri için çok uygundu aynı zamanda bölgenin kendine has bir ruhu ve hikâyeleri vardı. Burada gerillalar kendi devrimci ideolojileriyle yerlilerin kültürlerini harmanladılar. Ortaya çıkan bu siyasal felsefeye ülke tarihinin devrimci önderlerinden Emiliano Zapata’nın adını verdiler; Zapatistalar. Zapata ismi Meksika Devrimi’nin ruhunu taşıyordu. Meksika halkının kendi içinden çıkan ve benimsedikleri bir devrimcinin adının seçilmesi ilerleyen süreçte halkın onları kabullenmesine de yardımcı oldu. Bu sebeple ayaklanmanın ortaya çıktığı 1 Ocak 1994’de yayımlanan “Zapatist Savaş Deklarasyonu” kamuoyuna servis edilen adıyla “Lacandon Ormanından İlk Deklarasyon” büyük yankı uyandırdı.

İktidar ilişkisi olmayan, onurun karşılıklı tanınmasının temel alındığı yaşam standartları zapatizmin ana hatlarını oluşturur. Bu yüzdendir ki Meksika toplumunda görünmez köle gibi çalışan kadınlar için de bir yasa oluşturuldu ve bu yasa devrimci komitede oy birliğiyle kabul edildi. Yasa kadınlara partnerini seçme, kendi istediği sayıda çocuk doğurma, evlilik kararı alma, eğitim, siyasi pozisyon ve mevkide yer alma gibi hakları tanırken; taciz, tecavüzün yahut kötü muamelenin şiddetle cezalandırılması gibi bir dizi koruyucu önlemi de içermektedir. Kadın isyancılar, örgüt üyelerinin yüzde kırk beşini oluşturmaktalar.

EZLN, Chiapas’da ki Zapatist toplulukların otoritesi atında ve onları savunmak için var olan bir ordudur. Bu ilişki Zapatist komutanların oluşturduğu Gizli Devrimci Komitesi- Genel Komutanlığı’nda(CCRI-CG) açıkça ifade edilmektedir. Ve her bir topluluk üyesinin farklılığı kolektif içerisinde önemser ve korur. Ulus, özgürlük ve adalet kavramları zapatizmin atardamarlarını oluşturur. Sivrileşmeyi engelleyip bir kolektif bilincini temsilen bütün Zapatistalar yüzlerini siyah maskelerle kapatır ve kimliklerini gizler.

Zapatistalar denetim, sömürü ve adaletsizliğe “Ya Basta!” yani “Yeter!” derken iktidarın ele geçirmeye de hayır diyordu. Hayır diyerek tümüyle kapsayıcı, isyancı ve çoklu bir grubu savunuyorlardı.

Güneydoğu Meksika Dağlarından

Lacandon Ormanından İlk Deklarasyon yayınlandığında EZLN silaha sarılıp Meksika ordusuna ve hükümete karşı savaş ilan etti. Ayaklanmanın ilerleyen günlerinde Meksika halkı bu mücadeleye katılmaya başladı. Halkın mücadeleye katılması, kendilerinin gerçekleştireceği radikal değişime yönelik kolektif talebi temsil ediyordu. Zapatistalar, halkın ihtiyacı olan temel talepleri dile getirdiler; iş, özgürlük, adalet, demokrasi, barış isteklerini. Bu ayaklanma meşru bir temelde anayasanın 39. maddesine dayanıyordu, bu madde içerik olarak Meksikalıların istedikleri zaman hükümetlerini değiştirme hakkını belirtiyordu. Carlos Salinas hükümetinin düşürülmesi ve özgür demokratik şartlarda yeniden seçimin yapılmasını istiyorlardı. Yani mevcut devleti yıkmak değil, mevcut siyasal rejimi ve ekonomik politikalarını değiştirmeyi hedefliyorlardı. Yerli sorununa ayrıca atıfta bulunarak Meksika siyasal kültürünün çoğulculaşmasını ve demokratikleştirilmesini talep ettiler.

İlk deklarasyon sonrası EZLN kendilerine yakın bölgedeki köyleri bünyeleri içine almaya başladı. Bu hareket sonrasında Meksika Ordusu ile sıcak savaş başladı. Ordunun kullandığı orantısız kuvvet bu noktada dikkat çekicidir. Sivil halkın varlığı gözetilmeksizin bölgeye uçaklarla bomba atışları yapılmıştır. Sıcak savaş sırasınca mevcut hükümetin sivillere yönelik şiddeti dünya kamuoyunun da öfkesini kazandı. Aynı zamanda EZLN gerillalarının sivil korumaya yönelik politikaları da halktan bir sempati kazanmasını sağladı. Bütün bu süreç Salinas hükumetini tek taraflı ateşkes ilanına zorladı. Hükümetin açık ara üstün silahlı kuvvetlerine rağmen ateşkesi EZLN hareketinin bulduğu desteği ve yeni bir siyasal hareketin başlangıcını getirdi. Salinas hükumeti sıcak savaşın başlangıcından on iki gün sonra 12 Ocak 1994’de ateş kes ilan etti.

Meksika Hükümeti EZLN ile Piskopos Samuel Ruiz Garcia’nın arabuluculuğunda San Cristobal de las Casas Katedrali’nde görüşmelere başladı. 20 Şubat ile 2 Mart 1994 arasında süren görüşmeler otuz dört hükümet vaadi içeren bir belge ile sonuçlandı. EZLN önderliği belgeyi topluluğa taşıdı ve topluluk bu belgeyi kalıcı olarak reddetti. 12 Haziran 1994’te Lacandon Ormanından İkinci Deklarasyon yayınlandı. Bu belgede ilk kez “sivil toplum” kavramı kullanıldı. EZLN bu deklarasyon ile Ulusal Demokratik Konvansiyon’a (CND) katılma çağrısında bulunur. Konvansiyon tüm eyaletleri temsil edecek, onlara adil bir anayasa doğuracak bir geçiş hükümeti yaratmasını sağlamayı planlıyordu. Bunun için 5-9 Ağustos tarihleri arası zapatistaların kurtarılmış bölgesi olan alanda toplantıya çağırdı. Bu alan Chiapas ormanlarına yakın bir köyde inşa edilecek “Aguascalientes” de olacaktı. Bu isim Anayasalılar ve Radikallerin devrim sonrası üzerinde çalıştıkları sözleşmeye atfen konulmuştur. Aguascalientes, 6.000 kişilik oturma alanına sahip bir tiyatro, misafirhane, aş evi, kütüphaneden oluşuyordu. Komutan Yardımcısı Marcos, farklı görüşlerden saygın kişilere davet mektupları yazdı. Meksikalı kültür eleştirmeni Carlos Monsivais; Uruguaylı yazar Eduardo Galeano; Maya aktivisti Nobel ödüllü Rigobeeta Menchu; ABD’li radikal Noam Chomsky; Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat ve Afrika Ulusal Kongresi lideri Nelson Mandela. Bu insanlardan yalnızca bir kaçı katıldı ancak verilen mesaj açıktı bu mücadele Chiapas’ın çok dışına çıkmıştı. Kartelde toplanan farklı görüşlerden yaklaşık 7.000 delege demokrasiye geçiş, tek parti rejiminin sonlanması halkın iradesi gibi alanlarda çalıştılar. Ertesi gün CND delegeleri konvansiyona devam etmek için kurtarılmış bölgede ki Aguascalientes doğru yola çıktı. CND sona erdiğinde anayasa yazılamadı ancak onları temsil edecek bir siyasi lideri desteklemeye karar verdiler. Bu aday Demokratik Devrim Partisi(PRD) önderi Cuahtemoc Cardenas’tı. Seçimlerde Kurumsal Devrimci Parti(PRI) adayı Ernesto Zedillo açık ara farkla kazandı. Cardenas, seçimlerden bir hafta sonra seçim sonuçlarını protesto etmeyeceğini açıkladı ve destekçilerinden de aynı tavrı beklediğini söyledi. Bu koşullarda Zapatistaların beklediği halk hareketi gerçekleşmedi.

Chiapas’ta valilik seçimlerinde Zapatista taraftarı Amado Avedano’ya karşı PRI adayı Eduardo Robledo kazanmıştı. Ancak bu başkanlık seçimindeki gibi bir tavırla karşılanmadı. Chiapas’ta açık bir hoşnutsuzluk boy gösterdi. EZLN artık hükümet yetkilileriyle görüşmeyeceğini ve Chaipas’a çıkan yollara mayın döşediğini açıkladı. Ardından 180 örgütün birleşimini oluşturan Chiapas Halkının Demokratik Eyalet Meclisi, dokuz özerk multietnik alanda federal ve devlet görevlilerinin giremeyeceği ve halkın Avedano iş başına gelene kadar vergi, elektrik faturası ya da borçlarını ödemeyeceğini; bir geçiş hükümeti başlattıklarını duyurdu. Zedillo’nun İçişleri Bakanı Avedano’yu atadığını duyurdu. Ancak Zapatalar dokuz özerk belediyeyi de işgal ettiler ve vali olarak Avedano’yu tanıdıklarını ilan ettiler. Meksika Ordusu yetişemeden burada özerk belediyeler bırakıldı. Meksika ekonomisi kötü ekonomi politikalarının yol açtığı devalüasyon ardından çöktü ve Clinton yönetimi büyük miktarda düşük faizli kredi çıkardı. Bunun ardından ateşkes ilan eden EZLN 1 Ocak 1995’de EZLN ayaklanmasının yıl dönümünde seçimden sonra bu seçimin hiçbir anlamlı değişikliği olmayacağının ifadesi için Lacandon Ormanından Üçüncü Deklarasyon yayınlandı. Burada ulusal mücadeleye katılan herkese bir Ulusal Kurtuluş Hareketi(MLN) oluşturma çağrısı yapar.

Ateşkesi ihlal edip, Zapatist komutanların kimliklerini ifşa eden Zedillo bu komutanlar hakkında tutuklama emri çıkardı. Hükûmet 9 Şubat 1995’te tutuklama emri yayınladığı sırada Meksika Ordusu Zapatistaların elindeki toprakları işgal ediyordu. Bölgeye uyguladığı şiddetin dozu öylesine yüksekti ki sonuç Zedillo’nun beklediği gibi olmadı. Marcos’u uluslararası çapta bir idole çevirdi.  Örgüt çeşitliği artan sivil toplumu da içine alan EZLN kendine yeni bir alan açtı ve Zapatista Ulusal Kurtuluş Cephesi(FZLN) doğdu. Tekrar başlayan ve 1996’ya değin süren görüşmeler sonrası “Yerli Halkları ve Kültürü” üzerine San Andres anlaşmaları imzalandı. Bir süre sonra radikal tavrını benimsemeye devam eden EZLN, FZLN’i askıya aldı.

19 Temmuz 1998’de Lacandon Ormanından Beşinci Deklarasyon yayınlandı. Hükümetin San Andres Anlaşmalarını reddettiği ve Zoztzilli kırk beş Kızılderili’nin PRI yanlısı paramiliterler tarafından Meksika silahlı kuvvetleri ve polisin el ele vererek katledildiği Acteal Katliami’nın sonrasında yayımlandı. 1997 sonbaharında, Chiapas’ın Los Altos bölesinde ki Chenalho belediyesi zorla yıkıldı. Bu bildiri ile Komutan Yardımcısı Marcos ve Zapatist önderlerin Meksika sivil toplumu ve yerli halkların hakları ve kültürü hakkındaki anayasal reformların tanınması için baskı stratejisi izlenir.

Altıncı deklarasyon, Zapatizmi harekete geçiren isyan ruhunun canlı olduğunu ve statüko tavrını benimsemeden izlenecek yolları aramaya devam ettiğini gösterir.

Sonuç

EZLN’in bugün Chiapas bölgesinde yönetimi altında bulunan otuz iki belediyesi bulunmaktadır. Bu mücadele dünya kamuoyunda yeni bir eylemci dalgayı harekete geçirmesi bakımından önemlidir. Halkla iletişimi yani sözleri silah olarak kullanan bir oluşum (yani Marcos’un manipülasyon becerisi) silahsız değişimin sağlanabileceği noktasında umut vadetmektedir.

KAYNAKÇA

  • KHASNABISHI, Alex (2010) ZAPATİSTALAR: Yerelden Küresele Ulaşan İsyan (çev. Nilgün Güngör) Ankara: ABİS Yayıncılık
  • MİLLİON, Robert P. (1969) ZAPATA: Meksika’da Köylü Devrimi (çev. Tektaş Ağaoğlu) İstanbul: ANT Yayınları
  • VERGARA-CAMUS, Leandro (2018) Toprak ve Özgürlük: MST, Zapatistalar ve Neoliberalizme Alternatif Köylü Hareketleri (çev. Burak Esen) İstanbul: Sümer Yayıncılık
  • Womack jr. ,John (2014) Zapata ve Meksika Devrimi (çev. Zuhal Bilgin) İstanbul: Ayrıntı Yayınları
  • Reed, John (1985) VİVA MEKSİKA (çev. Nesrin Arman) İstanbul: De Yayınevi
  • Topal,Aylin (2014) Meksika’da tarım politikaları ve kırsal mücadele dinamikleri, 9+69+ODTÜ Gelişme Dergisi, 41 (Ağustos)

 

[1] Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Lisans Öğrencisi