Rus Toplumu Ve Eğitim: Üç Farklı Dönem

0 148

Bu yazıda, Rus toplumunun geçirdiği değişimler üç döneme ayrılmıştır. Yazı, özellikle toplumun eğitsel özellikleri üzerinde durarak hangi dönemde ne tür bir eğitim sisteminin uygulandığını aktarmayı amaçlamaktadır.
SSCB dönemi ekseninde, SSCB öncesi ve sonrasına da değinilerek bir karşılaştırmaya gidilmiştir. Seçilen üç dönemden ilki SSCB öncesini yani Çarlık Rusya’yı, ikincisi 1917 Devrimi ile başlayan ve 1991’e kadar devam eden sosyalist dönemi, üçüncü dönem ise SSCB’nin dağılmasından günümüze kadar ulaşan ve hala devam eden Rusya’yı kapsamaktadır.

1. Dönem : Çarlık Rusya

Eğitimin çok da önemsenmediği bir dönem olan çarlık döneminde eğitim arka plana atılmıştır. 1990’de nüfusun ancak üçte birinin okuma yazma biliyor olması, 1914’teki verilere göre okul çağındaki çocukların ancak dörtte birinin okula gidebiliyor olması bahsedilen dönemde eğitim konusundaki icraatlerin ne kadar zayıf olduğunun bir göstergesi olmaktadır.
Özellikle bahsedilen dönemde çarlığın totaliter yönetimi benimsemesinin yanında devam eden savaş hali, toplumun gelişmesinin önündeki önemli engellerden birini oluşturmaktadır.
Son olarak Nikolay Belksi’nin, “Okulun Kapısında” tablosunun bu döneme denk gelmesi eğitim konusundaki yetersizliklerin farklı bir anlatımı olmuştur.

2. Dönem : SSCB Dönemi

Vladimir İlyiç Ulyanov’un ( bilinen adıyla Lenin’in) önderliğinde gerçekleşen Ekim Devrimi ile Rusya toplumunun adeta kaderi değişmiştir. Monarşik bir yönetimden sosyalist bir yönetim şeklinde geçilmesi Rus toplumunun birçok alanda atılım yapmasına ve gelişmesine imkan vermiştir.
Özellikle eğitimin öneminin farkında olan sosyalist yönetim yaptığı reformlarla ciddi bir eğitim devrimi de yapmıştır. Yapılan değişikliklerden bazıları şöyledir;
  SSCB’de eğitim 7-17 yaşları arasında zorunlu ve parasızdır.
  Küçük çocuklar için kreş ve gündüz bakımevleri vardır
  SSCB eğitimde mühendislik ve öbür bilim dallarına ağırlık verir Ama güzel sanatlar, özellikle de bale ve müzik eğitimi de çok önemlidir
  Sosyalizm ve ilkeleri okullarda ders programları çerçevesinde öğretilir Spor çalışmaları da desteklenir, gençler spor yapmaya özendirilir
  Devrimden sonra yeni yönetim din ve devlet işlerini birbirinden ayırdı Okullardan din dersleri kaldırıldı
Birkaç veri ile bir karşılaştırma yapılırsa;
•         Çarlık Rusya dönemi sonunda 112 bin öğrencili 91 yüksek öğretim kurumu  varken, Sadece 1938-1940 arasında Sovyet yüksek öğretim kurumlarına kabul edilen öğrenci sayısı 554 bin 600’dür.
•         Devrimden elli yıl önce St.Petersburg’da 848 mühendisin sadece 3 tanesi kadındı, 1939 nüfus sayımına göre, Leningrad’da (önceki ismi St.Petersburg) 76 bin mühendis vardır ve bunun 24 bini kadındır.

Politeknik Eğitim Anlayışı

SSCB dönemi eğitim sistemi Politeknik eğitim anlayışı doğrultusunda şekillenmiştir. Politeknik eğitim çok yönlü eğitimi ifade eder; zihinsel, bedensel ve estetik açıdan eğitimi kapsar. SSCB’de uygulanan Politeknik eğitim anlayışının bazı özelliklerinden bahsetmek gerekirse;
  Meslek eğitimi politeknik eğitimin verdiği temel üzerine kurulur.
  Birey aldığı meslek eğitimi sonucunda uzmanlaşmış gibi gözükse de politeknik eğitim sayesinde her zaman başka bir mesleğe geçme olanağına sahiptir. Böylece insanın tek bir uzmanlık alanına hapsolması engellenir.
  Politeknik eğitimle öğrenci sadece makineyi kullanmayı öğrenmez, makinenin çalışma prensibini, hangi parçalardan oluştuğunu, nasıl yapıldığını, hatta proje çizimini dahi öğrenir.
  Bilimsel gelişmeleri bilir ve yeni teknolojiyi tanır.
  Politeknik eğitim sayesinde öğrenci; matematiği, doğa bilimlerini, toplumsal bilimleri ve bu bilimleri teknikte, üretimde kullanmayı öğrenir, üretimin gerektirdiği tüm becerileri kazanır.
İşte Sovyet Rusya da bu tarz bir eğitim sistemi ile belki de tarihinde görülmemiş eğitim başarıları kazanmıştır.
Örnek vermek gerekirse, uzaya çıkan ilk kadın olan Valentina Tereşkova, efsane satranç şampiyonu Garry Kasparov, dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük jimnsatikçileri arasında olan N. Andranoiv ve B. Shaklin, Buz patencisi Y. Gordeyeva gibi birçok isim Sovyet Rusya’nın çok yönlü eğitim sisteminin ürünlerinden birkaçıdır.
Bu farklı türdeki başarılar aynı zamanda sistemin çok yönlülüğünün bir göstergesidir.
Bu bölümde son olarak SSCB’de yükseköğretimin özelliklerine de yer verirsek;
  Sovyetler Birliği’nde yüksek öğrenim dört ana kurum üzerinden yapılıyordu.
  Bunlar; üniversiteler, yüksek teknik okullar, yüksek sosyal bilimler okulları ve pedagoji enstitüleriydi
  Yüksek teknik okulları, üniversitelerden farklı olarak özellikle üretim ve üretim araçları ile ilgilenmişlerdir. Buradan mezun olanlar fabrika ve işletmelerde görev alırlardı. Sovyetlerin sanayiyi geliştirmek hedefinden ötürü bu yüksek okullar büyük önem taşıyordu

3. Dönem: SSCB Sonrası Rusya

1991 yılına gelindiğinde 15 ayrı ülke olarak dağılan SSCB sonrası kurulan Rusya Federasyonu artık kapitale açık, küreselleşmeye entegre olmuş ve soğuk savaş döneminden kurtulmak isteyen bir ülke konumunda idi.
Bu etki eğitim alanında da kendini göstermiştir. Örnek vermek gerekirse özel okullar kurulmuş, İngilizce müfredatlı okullar eğitim sistemine girmiştir.
Bunun yanında yapılan anketlerde eğitim sisteminde Sovyet alışkanlıkları korunmak istendiği, iyi yetişmiş öğretmen sıkıntısı yaşandığı gibi sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Bugünkü eğitim sisteminin politeknik eğitim sonrasında yeni bir ideolojiye sahip olamadığı, sistemin 80’lere göre dahi kötü olduğu yaşanan sorunlardan bazılarını oluşturmaktadır.
Rusya eğitim sisteminde, günümüzde yaşanan değişikliklerden biri , bizim de uzak olmadığımız açık öğretim sisteminin var olmasıdır. Bununlar birlikte Rusya’da okuma yazma oranı %100’e yaklaşmış, yüksek öğretim seviyesi Japonya, Güney Kore, Kanada gibi ülkelerin seviyesine ulaşmıştır.

Sonuç

Üç dönem karşılaştırıldığında, bariz olarak öne çıkan bir gerçeklik var ki o da, eğitime en çok önem verilen ve radikal adımlar atılan dönem SSCB dönemi. Dönemin elde ettiği başarılar da bu öneriyi doğrulamaktadır. Çarlık dönemindeki eksiklikler dünyanın o dönemde birçok yerinde görülebilecek eksiklikler olmasına rağmen 1917 Devrimi, değişim ile elde edilebilecek başarıları göstermesi açısından önemlidir.
Son döneme gelindiğinde ise eğitimde ilerleme bir önceki döneme göre gelişmeye devam edememiş hatta şikayet edilen bir sistem halini almıştır. Devletin eğitimdeki yerini sermayeye bırakması sorunların başlangıç noktalarından birini oluşturmaktadır.
Sonuçta eğitim temel bir ihtiyaç ve haktır ve sosyal devlet bu ihtiyacı toplumdan bir bedel istemeden vermek zorundadır. Çok yönlü eğitim ile insanlar makineleşmek yerine eğitim almış bireyler haline gelirler.  SSCB dönemi bize en çok da bunu anlatmıştır.

Kaynak: Ekonomi Günlük