Türk Siyasal Hayatı Hakkında Notlar

0 822

Lale Devri (1718-1730) : İlk batılılaşma hareketi.(III. Ahmet Dönemi) İbrahim Müteferrika, matbaayı Osmanlı’ya getirdi.
III. Selim Dönemi (18.yy) : Nizam-ı Cedit reformları ile hız kazanıyor.
Mahmut (19.yy) : Yeniçeri ocağını kaldırıyor. (Vakayi Hayriye)

1808 Senedi İttifak:

Padişahın yetkilerini sınırlayan ilk belge. Anayasal nitelikte bir belge. Türk Tarihi’nin Magna Carta’sı diyebiliriz.

1838 Balta Limanı Antlaşması:

İngiltere ve Osmanlı Dev. Arasında yapılmıştır. Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanından sonra ant. Bütün Osmanlı topraklarında uygulanacak. Daimi bir antlaşmadır. Kapitülasyonlar devam edecek. Antlaşmalara tanınan yeni imtiyazlar diğerlerine eklenecek. Gerek iç gerek dış ticaret amacıyla ortakları ve adamları devletin her tarafından mal alıp satabilecek. Osmanlı sanayisi 1838-48 ‘de çöktü. Yed-i Vahid (tekel) devlet tekel oluşturamaz hale geliyor. 1838’le beraber Osmanlı yarı sömürge haline geliyor.

Tanzimat Dönemi (1839) :

Can, mal, ırz, namus güvenliği Osm. yaşayan herkesin sahip olduğu haklardır. Vergide adalet sağlanacak. Müslümanlar ile gayrimüslimler arasındaki eşitsizlik kalkacak. Askerlik konusunda gayrimüslimlere imtiyazlar verildi.

Islahat Fermanı (1856) :

Paris’te açıklandı. Tanzimat Ferman’ındaki tüm haklar tüm tebaa için geçerlidir. Kırım Harbi’ni Osmanlı kazanır. Kâğıt üzerinde kaybeder. İngiltere ve Fransa savaş tazminatı öder.

Kanuni Esasi ( Meşrutiyet) (1876) :

Osmanlı Devleti ilk anayasasıdır. İlk kez meşrutiyet yönetimi vardır. Fakat yetkiler sınırlıdır. Meclisin adı Heyeti Umumidir. Heyeti Ayan ve Heyeti Mebussan olarak ikiye ayrılır. Heyeti Ayan; padişahın seçtiği temsilciler (zenginler). Heyeti Mebussan; halk seçiyor. (sadece erkekler) Padişah, Osmanlı –Rus savaşı bahane edilerek 30 yıl kadar meclisi kapatıyor. 113.madde sürgün yetkisi, 59.madde padişahın yasa tasarılarını mutlak veto hakkı var. 73.madde padişahın meclisi mebussan feshetme hakkı var. Meclis var fakat gerçek anlamda meşruti bir sistem yok.

1 Abdülhamid:

Reformcu bir padişahtır. Eğitime önem verir. Genç Osmanlı İttihatçılar (Abdülhamid’e karşı olanlar ) , Abdülhamid’in kurduğu okulların ilk mezunlarıdır. Sansür uygulanmıştır. Devlet kontrollü sansür uygulaması kurulmuştur. Sürgücü olarak bilinir. Yıldız Yargılaması; Padişah Abdülaziz darbeyle tahttan indiriliyor. Gönderildiği sarayda ölü bulunuyor. Beş yıl sonra II. Abdülhamid, Abdülaziz’in öldürülmüş olduğundan şüpheleniyor. Araştırma başlatıyor. Bu sayede ilk kez özel yetkili mahkeme kuruluyor. Bu mahkeme ‘’Yıldız Yargılaması’’ olarak anılıyor. Mahkemede Abdülhamid’e muhalif olanlar yargılanıyor. İdam ediliyor. (1881) Panslavizm Abdülhamid’in ideolojisidir. Jurnalciler (ihbarcılar) vardır. Osmanlı ilk siyasi partileri 1800’lerin başında Odesa’da görülüyor. Yunanistan’ın bağımsızlığı için Rumlar kurmuş. Etnik-i Eterya Cemiyeti (1814).

Fedailer Cemiyeti:

Müslümanların kurduğu ilk siyasi parti. Meclis kurulsun istiyorlar. Dönemin paşalarını Batı’nın işbirlikçisi olarak görülüyor.

Genç Osmanlılar:

I. Jön Türkler. 1865’te padişaha muhaliftirler. Özgürlükler arttırılsın, padişahın yetkileri kısıtlansın istiyorlar.

Batıcılık:

Prens Sebahattin, Osmanlı Devleti’nin yapısında bozulmalar olduğunu belirtmiş ve bu bozulmaların Batı’nın toplum yapısı ile düzelebileceğini savunmuştur. Batılı tarzda bir kültür yayılma misyonu üstlenmiştir.

İslamcılık:

II. Abdülhamid milliyetçiliğe karşıdır. Ümmetçiliği savunur. Mehmet Akif Ersoy İslam ile milliyetçiliğin çatışmayacağını söylemiştir. ‘’Emperyalizme vurulan her darbe ıslama da katkıda bulunur.’’ Ahmet Naim’e; milliyetçilik İslam’ın vücuduna saldırmış bir kanser hücresi olduğunu söyler. Onun söküp atılması gerektiğini söyler.

Türkçülük:

Ali Suavi, Şinasi, Ziya Paşa, Yusuf Akçura, Ziya Gökalp gibi şarkiyatçılar (doğu araştırmacısı) ortaya çıkıyor.  Dil konusunda vurgu yapıyorlar.

Sosyalizm:

Hüseyin Hilmi’nin kurduğu akımdır. Çok zayıftır.

İttihat ve Terakki Partisi:

II. Abdülhamid’in kurduğu okullarda okuyanlar kurmuşlardır. Ahmet Rıza , ‘’Meclisli yönetim için ordu darbesi gerekir.’’ Prens Sebahattin ise ‘’Yerli ve yabancı burjuvazinin hâkimiyetinde bir yönetim olacak .’’ Prens Sebahattin 1908-10’da Ahrar Partisi’ni kurdu. Siyasal yaşam kökten değişti.

1 Meşrutiyet (1908) :

Kanuni Esasi yeniden yürürlüğe girdi. 120.madde de değişiklik yapıldı. Siyasi nitelikte cemiyet kurma yasallaştı. Cemiyetler, meşru siyasi aktörler haline geldi. 1908’de sansür kaldırıldı. Sürgün kaldırıldı. 1908,1911 ve 1912’de yerel seçimler oluyor. 1908-1918’e kadar 25 siyasi parti kurulmuştur. Kadın hareketi, işçi hareketi ortaya çıkıyor. Sürgündeki kişiler ulusa çağrılıyor. Rusya’daki Tatarlar, Türkler Osmanlı’ya taşınmıştır. (Baskıcı rejimden kaçmışlardır.) Kendi ideolojilerini beraberinde getirmişlerdir. Seçimleri İttihat ve Terakki kazanmıştır. Ahmet Rıza meclis başkanı oluyor. Abdülhamid padişahlık görevini hala sürdürmektedir. 9 Nisan 1909’da İttihatçılara muhalif olan gazeteci Hasan Fehmi, Galata Köprüsü’nden geçerken suikast uğramış. Bunun üzerine mitingler ve gösteriler başlamıştır.
İttihat ve Terakki yönetime gelir gelmez radikal değişiklikler yapmıştır:

  • Askeri düzenleme: Askeri rütbe yükseltmek için artık askeri okulu bitirenlere mümkün olacaktır. (Alaycılar ayaklanmıştır.)
  • Medrese reformu: Medrese öğrencilerine softa denir. Softalar askere gitmezdi. Softalar için sınav getirildi. Sınavda başarısız olan softalar askere gidecekti.
  • Arnavutlara karşı bir Türkleştirme politikası uygulandı.
  • Yargı yetkisini Şeria Mahkemeleri alıp Adalet Bakanlığına devretti.

Muhalif olanların hepsinin ortak sloganı şu idi :’’Şeriat isteriz.’’ Eski düzeni kastediyorlardı.

31 Mart Olayı:

Padişah isyanı bastıramayınca Trakya’dan gelen Hareket Ordusu isyanı bastırdı. II. Abdülhamid tahttan indirildi. Yerine Mehmet Reşat getirildi. İttihatçılar özgürlükçü anayasayı değiştirmeye başladı. Grev hakkı geldi. Saray harcamaları kısıtlandı. Abdülhamid’in servetine el konuldu.

İttihat ve Terakki Nasıl Bir Siyasi Partiydi?

Üyeleri askerdi. Ordu örgütlenmesiydi. Oldukça gizliydi. Ülkeyi kimin yönettiği belli değil, bakanlar kurulu belli değil. Dört kere parti kongresi yapıldı fakat hepsi kamuoyuna kapalı gerçekleşti. Rical-i Gaye (görünmez adam) olarak nitelendirilirler. Suikast uğramamak adına böyle bir yol izlemişlerdir. Partinin ikili yapısı vardı cemiyet ve fırka. Cemiyet; taşra örgütlenmesiydi. Fırka ise meclisteki grubuydu.

1911 Trablusgarp Savaşı:

Osmanlı Devleti dış politikada sıkıntılı günler geçirmiştir. Askerler Trablusgarp’a kılık değiştirerek gitmiştir. Balkan Savaşı gerçekleşmeden önce seçimler oluyor. ‘’Sopalı seçimler’’ en ilginç seçimlerdir. 270 kişiden 264 kişi İttihatçı, 6 tane muhalif vekil 5’i Arnavut, 1’i Kayserili (Ali Galip) idi.

1 Balkan Harbi:

Arnavutluk, Girit, Edirne elden çıkmıştır. Enver Paşa Bab-ı Ali Baskınını gerçekleştirmiştir. Yönetimi ele geçirmiştir. Hükümet değişiyor. II. Balkan Savaşı sırasında Enver Paşa Edirne’yi geri almıştır. I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı’nın başında İttihatçılar vardı.
1913’te ilk kez Aydın’da incir kooperatifi açıldı. 1913’te Teşvik-i Sanayii ile Osmanlı’nın bütün şirketlerine Türkçe defter tutma zorunluluğu geldi. Türkçe bilme zorunluluğu getirildi. Medreselerin ders programlarına doğa bilimleri ve batı dilleri yer alacaktır.
1 Dünya Savaşı sırasında iki tane rakip siyasi parti arasında çekişme vardı; İttihat ve Terakki Partisi ile Hürriyet ve İtilaf Partisi. 30 Ekim 1918 Mondros’tan sonra Hürriyet ve İtilaf Partisi başa geliyor. Padişah Vahdettin tahta çıkıyor.
Müdafaa-ı Hukuk Cemiyetleri İttihat ve Terakkicilerin ofisidir. Padişah Vahdettin tahtta iken İttihatçılar Aralık seçimlerini kazanıyor ve o meclis ‘’Misak-ı Milli Kararları’’nı alıyor. ‘’Vatan bir bütündür, bölünemez .’’

1915 Ermeni Tehciri:

Doğu Anadolu’dan Suriye ve Irak’a sürülmüşlerdir. Batılı devletler bunun bir soykırım olduğunu iddia etmişlerdir.
Cemiyetler kanununa yeni bir kanun daha ekleniyor. İçişleri Bakanlığı’na nizamname değiştirme yetkisi verilmiştir. Siyasal partileri askıya almıştır.
1919 Ali Kemal Maarif ve Dâhiliye vekiliydi. 1919 Mart padişah Vahdettin, Damat Ferit’i sadrazamlığa getiriyor. İlk yaptığı icraat cemiyet (parti) yasalarında değişiklikti. Siyaset yapma hakkını neredeyse yasakladı. Muhalif siyasi oluşumların çıkmasına engel olmuştur. Mart 1920’de İstanbul İtilaf Devletleri tarafından işgal ediliyor. Damat Ferit Meclisi feshetmiştir.
23 Nisan 1920’de Ankara’da yeni bir meclis toplandı.

Erzurum Kongresi:

Asker, sivil, genç aydınlardan oluşur. Feodal yapıyla işbirliği halinde vatan kurtarılmaya çalışılmıştır. Bu kongreye katılanlar herhangi bir siyasal akımın dışındadır. Mevzu bahis vatan savunması ise gerisi teferruattır.

Sivas Kongresi:

Aşağı yukarı hepsi ittihatçıydı. İttihatçı olmadıklarına dair yeminler etmişlerdir. Manda ve himaye asla kabul edilemez. Manda; Milletler Cemiyeti 1919’da Daimi üyelerine bir hak tanıdı. Kaybedenlerin topraklarına kazananlar el koyacak. Himaye ise güçlü olan güçsüz olanın topraklarına el koyacak. 23 Nisan 1920’de I. Meclis savaşlarla uğraşmıştır. Bu meclisin üyeleri derin fikir ayrılıklarına sahiptir. 1921 Anayasası ile ilgili tartışmalar vardı. Milli mücadele kazanıldıktan sonra Mustafa Kemal’in liderliği yönetimi daha da etkiledi.

İzmir İktisat Kongresi:

Amacı; bağımsız bir devlet kuruldu ve ekonomi modeli nasıl olmalı idi? Liberal ekonomi modeli benimsenmiştir. Özel teşebbüsü merkez alan bir sistem geliştirilmeye çalışılmıştır. Bunun içinde hammaddesi yurtiçinde yetişen sanayi lazım. Özel teşebbüs devlet tarafından desteklenmeliydi. Bunun için bankalar kuruldu. Sendikal hakların tanınması için Mustafa Kemal dengelemeye çalıştı.

Chester Projesi:

19 Nisan 1923’te dönemin meclisi bir karar alır. Bir ABD’li şirkete Doğu Anadolu’da bir demir yolu yapmasını istemiş. Yapılması karşılığında demiryolunun her iki yanındaki 40 km’lik alana ABD yeraltı ve yerüstü kaynaklarından kazanç sağlayabilecekti. Sonuç olarak ABD bu projeden vazgeçti. Firma karlı bulmadı. ABD bu projeyi gerçekleştirseydi Mustafa Kemal Lozan’da daha çok kazanç elde edeceğini umuyordu.
8 Nisan 1923 ülke yine seçime gidiyor. Mustafa Kemal bir siyasi parti lideri gibi ülkeyi dolaştı ve seçim vaatlerinde bulundu. 9 umde yani 9 vaat;

  • Ulusal egemenlik
  • Saltanat geri gelmeyecek.
  • Güvenlik sağlanacak
  • Adalet sistemi düzelecek, mahkemeler hızlıca karar alıp verecek.
  • Aşar vergisi kaldırılacak.
  • Tütün ekimine teşvik edilecek.
  • Devlet tarım için destekte bulunacak.
  • Karma eğitim olacak
  • Zorunlu askerlik gelecek.

9 Eylül 1923 Halk Fırkası kurulur. Parti ilk kongresini Sivas’ta toplamıştır. Kökeni milli kuruluşa dayanan milli bir devrimdir. Üye olmanın koşulu; adının yolsuzluğa karışmamasıdır. İş adamları siyasete girecekse işlerini bırakmak zorundaydı. 1923 yılında parti kurulurken genel başkan; Mustafa Kemal, genel sekreter ise Recep Peker.
3 Mart 1924 ‘te halifelik kaldırıldı. Tevhid-i Tedrisat kabulü. İlk siyasi parti Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasıdır. Şeyh Sait İsyanı ile suçlandığı için parti kapatılmış.

  • THY kuruldu.
  • Aşar vergisi kaldırıldı.
  • Türk İş Bankası kuruldu.
  • İlk nüfus sayımı yapıldı.
  • 1927’de 6 Ok’tan 4 tanesi kesinleşti. Milliyetçilik, Laiklik, Cumhuriyetçilik, Halkçılık.
  • 1927’de 8 yıllık eğitim parasız ve zorunlu hale geliyor.
  • 1927’de tek dereceli seçim
  • 1928’de Alfabenin kabulü.
  • 1929’da ekonomik kriz Türkiye’yi etkilemiş. Krizden sonra ekonomide devletçiliğin ön plana çıktığını görüyoruz. Planlı ekonomi devletçiliğin temel amacıdır. Özel sektörün reddi değildir.
  • 1931’de devletçilik ve devrimcilik ilkeleri halk fırkasına girdi.
  • Serbest Fırka açılıyor.(Menemen ve Kubilay olayı yüzünden kapandı.)
  • 1934’te kadınlarda siyasi haklar tanınıyor.
  • 200’de 18 kadın vekil vardı.
  • İçişleri bakanı; parti genel sekreteri. Vali; parti il meclis başkanı. Peki, bunun nedeni nedir? 1930’lu yıllarda II. Dünya Savaşı’na giden yolda faşist siyasi hareketler yükseliyor. Parti içinde bunların yükselmemesi için böyle bir yola başvurmuştur. Partiyi devlete egemen kılmak istememiş. Devlet ve parti içişe girmiştir.
  • 6 ok 1937’de Anayasa’ya girmiştir.
  • 1929’da İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararlar uygulanıyor. Krizden sonra devletçiliği politikalarda göremiyoruz.
  • Devletçilik; Sümerbank Basma Fabrikası 1937’de açıldı. Bir holding şirketi olarak kuruldu.

Ceyhun Atıf Kansu; ekonomik bağımsızlık Nazilli’de başlamıştır, der.
Devletçilik ilkesi CHP programının alınmasının ertesinde, Mustafa Kemal Atatürk ölümüne – 1938 yılına -kadar yapılan işlerde sermaye sorunu yaşadı ve SSCB hibeleri karşıladı.

  • Yedi tekstil fabrikası, iki şeker fabrikası, iki kâğıt fabrikası, çimento fabrikası ve çelik fabrikası açılmıştır.
  • Bankacılık faaliyetlerine önem verilmiş.
  • 1933’te devletin sanayileşme alanındaki yakınlarını desteklemek için Sümerbank kuruldu.
  • Madencilik alanını desteklemek amacıyla Eti Bank kuruldu.
  • Denizcilik için 1937’de Denizbank kuruldu.
  • 1938’de TMO kuruldu.

Bu dönemde aynı zamanda 1931-38 yılları arasında CHP’nin otoriter eğimlerinin güçlendiğini görüyoruz. Yeni ekonomi devletleştikçe siyasal yaşamında devlet tekeli kendi eline almaya çalışıyor.

  • Türk Ocağı 1930’lu yıllarda kapatıldı.
  • 1930’larda Halk Evleri kuruluyor. CHP ideolojisi halka anlatmak istiyordu.
  • 1931’de TTK ve TDK kuruldu.

Kadrocular: 1932-1934, Kadro adında dergileri vardı. Yakup Kadri Karaosmanoğlu , ‘’devletin burjuvaziyi temsil etmesi halkçılık ilkesi ile bağdaşmaz. ’Sınıfsız bir toplumu savunmuşlardır.

  • 1934’ten sonra beş yıllık kalkınma planları oluşturuyor.

Ülke Dergisi: 1934-36, Recep Peker CHP’nin otoriter bir çizgiye doğru kaymasını çok ciddi bir şekilde savunmuştur. Türkiye gibi III. Dünya ülkelerinde devrim ancak güç kullanarak yerleştirilebileceği fikrindedir.
İşçi Dergisi: Celal Bayar ve Ziya Fahrettin Fındıkoğlu kurmuştur.

  • 1934’te kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıyan anayasa maddesi eklendi.

Atatürk döneminde Avrupa’da kimler vardı?
Almanya – Hitler                İtalya – Mussolini                    SSCB- Stalin
İspanya – Franco               Arnavutluk – Ahmet Suphi Bulgaristan-Çar Marix
Portekiz- Salazar                Romanya – Kral III.Carol          Polonya – Marashe Pitzunayi
Macaristan -Micros Kontin Yugoslavya – Kral Alexsander Yunanistan – General Matedex
Atatürk öldükten sonra başbakan Celal Bayar oldu. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü oldu.

  1. Dünya Savaşı: Türkiye’nin dış politikası denge politikası. İsmet İnönü Cumhurbaşkanı / Dışişleri bakanı Numan Menemencioğlu

1939 Türkiye- İngiltere-Fransa ile antlaşma yapıldı. İtalya Akdeniz’e saldırırsa Türkiye savaşta yükümlülükleri var. İtalya Akdeniz’e saldırdı fakat Türkiye savaşa girmedi. Türkiye, Fransa, İngiltere müzakere içerisindeyken, Almanya-Türkiye’de müzakere içerisindeydi. Almanya Türkiye’den krom alıyordu. Ticaret antlaşması yapılmıştı.
Aktif Tarafsızlık kavramı oluşturulmuştur. Türkiye hiçbir ittifak içerisinde değildi.
1940’da Türkiye savaş içerisinde yer alıyor gibiydi. Nazi orduları Trakya kapılarına ulaşmıştı.  SSCB savaşa girdi ve Türkiye rahatladı.
İsmet İnönü, paraların üzerine resmini basar. ‘’Milli Şef ‘’ ünvanlı ile anılıyordu.

Türkiye Ekonomik Krizden Nasıl Kurtuldu?

TMO; çiftçi mağdur olmasın diye satamadığı elde kalan ürünleri devlet alıyordu. (Atatürk döneminde) İnönü döneminde ise TMO farklı bir şey yapıyor. Ürünlerini piyasa fiyatının çok altında orduyu beslemek için alıyor. TMO üreticinin canını sıkan bir kurum haline geliyor. Savaş ekonomisiyle zengin ve fakir arasındaki fark açılıyor. Gelir dağılımında adaletsizlik artıyor. Toprak ağaları ve kent burjuvazisi zenginleşiyor.
Milli Koruma Kanunu; fabrikaya devlet el koyuyor. Devlet gerekli gördüğü için işçi emeklerine el koyuyor. 1943-44 İnönü toprak ağalarının güç kazandığını fark eder. Rakip olarak görmeye başlıyor. Bu iki politikayla iki grubu zayıflatmaya başlar.

  1. Köy Enstitüleri; köyde öğretmen okullarıdır. Köylü boyun eğen bir konumda kalmayacaktır. Daha sonra ‘’komünist yuvası’ ’olduğu gerekçesiyle müfredatları değişti. CHP 1945’ten sonra daha muhafazakâr bir yön aldı. CHP okulları kendi kapattı.
  2. Varlık Vergisi; 1942- toprak ağaları ile işbirliği içeresinde olan kent burjuvazisinden alınan vergidir. Bu alınan vergiler genelde gayrimüslimlerden alınıyordu. Çünkü o dönemde gayrimüslimler zengindi. Vergiyi vermeyi reddedenler sürüldü. Erzurum taş ocaklarına sürüldüler. Ticaret burjuvazisini zayıflattı.
  3. Toprak Reformu; 1945 – çok kısa bir sürede olsa da uygulandı. Devlet kendi topraklarını topraksız köylüye dağıtmıştır. Toprak ağalarının topraklarını topraksız köylüye verildi. Demokrat Parti’yi yaratan süreç böyle başladı. Adnan Menderes’te bir toprak ağasıydı. CHP seçimlere giderken bu reform rafa kaldırıldı.
  4. Orman Yasası; 1945 – Orman köylülerine devlet ormanlarını veriyordu bu yasada toprak ağalarının direnişine uğradı ve 1947’de kaldırıldı.

Türkiye’nin Çok Partili Yaşama Geçiş Süreci
1923’ten 50’ye kadar CHP iktidardaydı. II. Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra Türkiye’de birçok değişiklik meydana geldi. 1945’te Yalta’da Roosevelt, Churchill, Stalin bir araya geldi. Kurtarılmış Avrupa Demecini yayınladılar. Artık Avrupa’da faşizm, Nazizm baskısı olmayacak. Bundan sonra demokrasi hakim olacaktı.
CHP ve Toprak Reformu: CHP, iki toplumsal grubu güçlendirmişti: toprak ağaları ve kent burjuvazisi. Adnan Menderes, Refik Koraltan, Celal Bayar ve Fuat Köprülü toprak reformuna karşı çıktılar. Dörtlü Takrir adında bir önerge verdiler. Bu önergede:
Çok partili siyasi yaşama geçilmesinde engel oluşturan yasal belgeleri bir an önce kaldırılması gerektiğini savundular. Ayrıca toprak mülkiyetinde el değiştirmelerine dair kanun görüşmelerine karşı çıktılar. Partideki üç kişi ihraç edildi. Celal Bayar istifa etti.
18 Temmuz 1945 ilk muhalefet siyasi parti Milli Kalkınma Partisi’dir. Büyüyen bir parti değildir.
7 Ocak 1946’da Demokrat Parti kuruluyor. Her kesimden destekçisi vardı. 1947’de yapılacak olan seçimleri; İnönü Demokrat Parti ile mücadele için bir yıl öne alıyor. Seçim, açık oy gizli sayım şeklinde yapılmıştır. Demokrasiye aykırıdır. İnönü iktidarını kaybedeceğini düşünmüş ve Demokrat Parti ne vaat ediyorsa aynısı vadetmiş. TMO vergisini kaldırmış. ‘’Milli Şef’’ unvanını kaldırmış. 1946 genel seçimleri gerçekleşiyor. CHP kazanıyor.

Truman Doktrini:

ABD’nin askeri teçhizat silah alımı için yaptığı nakli yardımdır.
Türkiye ve Yunanistan’a yardım edilmiştir. Bu doktrinin geçerli olabilmesi için senatonun onayı lazım bu yüzden bu iki ülkenin de çok partili hayata geçiş için dönüşümleri başlatılmalıdır.

Marshall Planı:

Ekonomik yardım projesidir. Savaş sırasında ülke ekonomisi zedelenen tarafsız Avrupa devletleri ve savaşın kazananlarına yardım edilmiş. Nisan 1948’de %2,5 faizle kredi, 15 yıl geri ödemesiz ve 44 yıl boyunca ödemesi yapılacaktır. Türkiye için tarıma dayalı sektörde kullanılmasına izin veriliyor.