Birleşmiş Milletler Hakkında Detaylı Bilgi

0 295

KISACA BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

Birleşmiş Milletler’in dört ana amacı vardır. Bunlar: Uluslararası barış ve güvenliği korumak; Milletlerarasında dostça ilişkiler geliştirmek; Uluslararası ekonomik, sosyal, kültürel, insani sorunların çözümünde işbirliği yapmak ve temel insan hak ve özgürlüklerine gerekli saygının gösterilmesini teşvik etmektir. BM, bünyesinde barındırdığı ve BM Sistemini oluşturan 30’u aşkın kuruluş aracılığıyla yukarıda belirtilen amaçlara ulaşmak için çaba  sarfetmektedir.
Birleşmiş Milletler bir dünya hükümeti değildir, hükümetlerin hükümeti de değildir. Yasa çıkaramaz. Buna rağmen, uluslararası anlaşmazlıkları çözmek ve  insanlığı ilgilendiren konuklarda politikalar geliştirmek için en uygun o- rtamı sağlayan  kuruluştur.
Farklı siyasi görüşlere sahip ve sosyal sistemleri birbirinden farklı olan küçük-büyük, yoksul-zengin BM’ye üye tüm devletler karar mekanizması içinde eşit birer oy hakkına sahiptir. Birleşmiş Milletler, uluslararası sorunl-ara karşılıklı etkileşim ve ulusal çıkarların dengelendiği çözüm imkanları sunmaktadır.
BM sistemi, insan haklarına saygının artırılması, yoksulluk   oranının düşürülmesi, salgın hastalıklarla mücadele edilmesi, çevrenin korunması için faaliyetlerini sürdürmektedir. Birleşmiş Milletler, uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizmle mücadelede  uluslararası  düzeyde  kampanyalar yürütmektedir.
BM ve bağlı kuruluşlar Dünya çapında yürüttükleri   faaliyetler aracılığıyla gıda üretiminin yükseltilmesi, mültecilere yardım edilmesi, AIDS’le mücadele edilmesi, kara mayınlarının temizlenmesi dahil bir çok konuda çalışmalarını  sürdürmektedir.

Birleşmiş Milletler’e Bakış

Birleşmiş Milletler nedir?

Dünya barışı ve sosyal gelişim çalışmalarını sürdürmek üzere bağımsız devletleri bir araya getiren tek uluslararası teşkilattır. Birleşmiş Milletler, kurucu devletler olarak adlandırılan 51 ülke tarafından, 24 Ekim 1945 tarihinde oluşturulmuştur. 2011 yılının sonunda üye sayısı 193’ye ulaşmıştır. Kuruluşundan bu yana,
hiç bir ülke üyelikten çıkarılmamıştır. Endonezya komşusu Malezya ile yaşadığı sorunlar nedeniyle, 1965 yılında geçici olarak Birleşmiş Milletler’den ayrılmış, fakat bir sonraki yıl, örgüte tekrar dahil edilmiştir.

Birleşmiş Milletler bir dünya hükümeti midir?

Hayır. Hükümetler, ülkeleri ve halkları temsil eder. Birleşmiş Milletler belirli bir hükümeti ya da bir ulusu temsil etmez. Birleşmiş Milletler tüm Üyelerini temsil eder ve Üye Devletlerin verdiği kararlar doğrultusunda hareket eder.

Birleşmiş Milletler’in faaliyetlerini belirleyen kural ya da ilkeler var mıdır?

Evet, Birleşmiş Milletlerin faaliyetlerini BM Antlaşması belirler. Her Üye Ülkenin görev ve haklarını ve amaçlarını gerçekleştirebilmek için yapılması gerekenleri tanımlayan bir Antlaşmadır. Bir ülke  BM kabul etmiş sayılır.

Birleşmiş Milletler fikri nasıl ortaya çıktı ?

Birleşmiş Milletler’in kurulma fikri, ilk olarak İkinci Dünya savaşı sırasında (1939-1945) ortaya çıkmıştır. Savaşa son veren dünya liderleri, ileride meydana gelecek savaşları önlemek ve barışı sağlamak amacıyla bir sistemin kurulmasına ihtiyaç duymuşlardır. Bunun daancak, tüm ulusların bir arada çalışabileceği uluslararası bir örgütürün kurulmasıyla mümkün olabileceği kanısına varmışlar ve Birleşmiş Milletler’in temellerini  atmışlardır.

“Birleşmiş Milletler” terimi nasıl ortaya çıktı?

“Birleşmiş Milletler” terimi ilk kez Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Franklin D. Roosevelt tarafından kullanılmıştır. İlk resmi kullanımı, 1942 yılında, 26 devletin temsilcilerinin imzaladığı BM beyannamesindedir. Birleşmiş Milletler Antlaşmasının imzalanmasından bir kaç hafta önce hayatını kaybeden Başkan Roosevelt’in anısına, San Francisco Konferansında bulunanlar tarafından “Birleşmiş Milletler” teriminin kullanılması uygun görülmüştür.

Böyle bir uluslararası kuruluş ilk kez mi kuruluyordu?

Benzer bir kuruluş olan Milletler Cemiyeti, Birinci Dünya savaşını takiben 1919 yılında kurulmuştur. Milletler Cemiyeti’nin başlıca amacı, dünya barışını temin etmekti. Fakat, bu Cemiyet’e yeterli katılım sağlanamadı. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri bu Cemiyet’e hiç katılmamıştır. Üye olan diğer ülkeler, bir süre sonra Cemiyet’den ayrıldı ve dolayısıyla Cemi- yet bir türlü harekete geçemedi. Başarısızlığına rağmen, cemiyet, evrensel bir kuruluş oluşturma fikrini canlı tutmayı başardı. Bu kuruluş da Birleşmiş Milletler’di.

Birleşmiş Milletler Genel Merkezi kime aittir?

Birleşmiş Milletler Genel Merkezi uluslararası bir alandır. Bu alan sadece ABD’ye ait bir alan değildir. ABD sadece ev sahibi konumundadır. Birleşmiş Milletler Genel Merkezine tahsis edilen bu alan, Birleşmiş Milletler’in tüm Üyelerine aittir. Birleşmiş Milletler’in kendine ait özel bir bayrağı ve alanı koruyan kendi güvenlik personeli vardır. Bunların yanı sıra, kendi postanesi mevcuttur ve kendi posta pullarını kullanır. Bu pullar sadece BM Genel Merkezi ya da Viyana ve Cenevre’de bulunan BM ofislerinde kullanılabilmektedir.

Birleşmiş Milletler’in çalışma masraflarını kim karşılıyor ?

Birleşmiş Milletler Bütçesinin ana kaynağı 192 üyesinin katkı paylarıdır. Başka bir gelir kaynağı yoktur. Birleşmiş Milletler’de, 2 çeşit bütçe mevcuttur:

  • Olağan bütçe: New York kentindeki Genel Merkezin be Dünyadaki ülke ofislerinin esas işlerini içerir.
  • Barışgücü bütçesi: genellikle dünyanın dört bir yanıdaki “sıcak noktalarda”, çeşitli çalışmaları içerir.

Her iki bütçe için ödemeler zorunludur. Üyeler, tüm üyelerce kabul edilen değerlendirme ölçütlerine göre ödemelerini yaparlar. Bu değerlendirme kıstasları, Ülkenin ödeyebilme olanağı, milli gelir, gayri safi milli hasıla ve nüfusuna göre belirenir

BM bütçesi yeterli mi?

Olağan bütçe Genel Kurul tarafından 2 yıllık bir süre için onaylanır. 2008-2009 yılı için onaylanan bütçe 4,17 milyar ABD dolarıdır. Bu bütçe, Birleşmiş Milletler’in çalışmalarına, personeline ve temel altyapı işlerine ayrılmıştır. Bu miktar ABD vatandaşlarının, bir yılda saksı bitkileri ve kesme çiçekler için harcadığı para miktarına eşittir. Barışgücü bütçesi ise 1 Haziran 2007’den 30 Haziran 2008’e kadar olan süre için 6,8 milyar ABD doları olarak belirlenmiştir. Bu miktar, 2007 yılında 800 milyar ABD dolarına ulaşan uluslararası askeri harcamaların yüzde 0.5’ine karşılık gelmektedir. Uluslararası askeri harcamaların tutarı Birleşmiş Milletler sistemindeki tüm kuruluşların 65 yıllık bütçesine eşdeğerdedir. Türkiye’nin 2009 BM bütçesine katkısı10,4 milyon ABD Doları (toplam bütçenin yüzde 0.4’ü) tutarındadır.

Birleşmiş Milletler’e nasıl üye olunur?

Birleşmiş Milletler Antlaşması’yla uyumlu olarak, “barışa inanan ve Antlaşma’nın getirdiği yükümlüleri kabul eden ve örgüt açısından da söz konusu yükümlülükleri yerine getirme irade ve kapasitesine sahip olan her ülkeye üyelik yolu açıktır.” Yeni üye kabulü, Güvenlik Konseyi’nin tavsiyeleri doğrultusunda Genel Kurul’un onayıyla yapılır.

BM Teşkilatı nasıl yapılanmıştır?

Birleşmiş Milletler’in altı temel organı bulunmaktadır:

  1. Genel Kurul
  2. Güvenlik Konseyi
  3. Ekonomik ve Sosyal Konsey
  4. Vesayet Konseyi
  5. Uluslararası Adalet Divanı
  6. Genel Sekreterlik

Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Adalet Divanı hariç, tüm organlar New York’taki genel merkezde bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği ile faaliyetlerini eşgüdüm halinde yürüten Birleşmiş Milletler ailesi içinde birbirlerinden bağımsız ve özerk 15 ihtisas kuruluşu bulundurmaktadır. Söz konusu kuruluşlar sağlık, tarım, telekomünikasyon, ve meteoroloji gibi çeşitli alanlarda faaliyetlerini sürdürmektedirler. Bunlara ek olarak, Birleşmiş Milletler bünyesinde belirli alanlardan sorumlu 24 program ve çok sayıda birim bulunmaktadır.

Daimi Gözlemci Statüsü nasıl alınır?

Birleşmiş Milletler’in üyesi olmayan, bir ya da birden fazla ihtisas kuruluşuna üye olan bir devlet, daimi gözlemci statüsünü alabilir. Daimi gözlemci statüsü sadece faaliyete dayalıdır ve Birleşmiş Milletler Antlaşması’nda bununla ilgili her hangi bir mevzuat bulunmamaktadır. Söz konusu uygulama Genel Sekreterliğin, İsviçre’yi daimi gözlemci olarak seçtiği 1946 yılından bu yana devam etmektedir. Avusturya, Finlandiya, İtalya ve Japonya gibi bazı gözlemci devletler, daha sonra Birleşmiş Milletler üyesi olmuşlardır. İsviçre 10 Eylül 2002 tarihinde Birleşmiş Milletler üyesi olmuştur.
Daimi gözlemciler bir çok görüşmeye katılabilir ve bir çok belgeye erişebilirler. Bir çok uluslararası ve bölgesel kuruluş da, Genel Kurul’un yıllık oturumlarına ve çalışmalarına gözlemci statüsüyle katılırlar.

Birleşmiş Milletler’in resmi dilleri hangileridir?

Birleşmiş Milletler’in resmi dilleri Arapça, Çince, İngilizce, Fransızca, Rusça ve İspanyolca’dır. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğin çalışma dilleri ise İngilizce ve Fransızca’dır.
Delegeler herhangi bir resmi dilden birini konuşabilmelidir. Delegelerin konuşmaları diğer resmi- dillere simul-tane olarak tercüme edilir. Birleşmiş Milletler belgelerinin çoğu, saydığımız altı resmi dilde hazırlanmaktadır. Eğer Delege, belgede resmi dillerin haricinde bir dil kullanır ise, delegenin ait olduğu ülkenin BM nezdindeki temsilciliği belgenin resmi dillerden birine tercümesinden sorumlu olur.
Başlangıçta, Fransızca ve İngilizce çalışma dili olarak kabul edilmiştir. Daha sonra Genel Kurul’da ve Ekonomik ve Sosyal Konsey’de çalışma dili olarak Arapça, Çince, Rusça ve İspanyolca da eklenmiştir. Güvenlik Konseyi’nde İngilizce, Fransızca, Çince, Rusça ve İspanyolca çalışma dili olarak kullanılmaktadır.

Yeni bir devlet ya da hükümet Birleşmiş Milletler tarafından nasıl tanınabilir ?

Yeni bir devlet yada hükümetin tanınmasına ancak diğer devletler karar verebilir. Ülkelerin, bir ülkeyi tanıyıp tanımayacakları o ülke ile diplomatik ilişki kurup kurmayacaklarına bağlıdır. Birleşmiş Milletler ne bir hükümet ne de devlet statüsündedir, dolayısıyla herhangi bir devlet ya da hükümetin tanınması konusunda söz sahibi değildir. BM ancak yeni bir devletin üyeliğini onaylayabilir ya da üye ülkelerin BM nezdindeki temsilcilerinin değişmesi halinde yeni temsilci-nin sunduğu güven mektubunu kabul edebilir.

Birleşmiş Milletler’e üyelik “barışa inanan ve Antlaşma’nın getirdiği yükümlüleri kabul eden ve Teşkilat açısından da söz konusu yükümlülükleri yerine getirme irade ve kapasitesine sahip olduğu düşünülen her ülkeye açıktır” . Yeni üyeler, Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi, Genel Kurul’un kararı ile üyeliğe kabul edilir. Bu prosedür aşağıda belirtildiği şekilde işlemektedir:

  1. Devletler, Genel Sekreterliğe üyelik başvurusunda bulunur ve Antlaşma şartlarını kabul ettiklerini belirten bir mektup sunarlar.
  2. Güvenlik Konseyi bu başvuruyu gözden geçirir. Üyelik konusunda herhangi bir tavsiye, Konseydeki 15 üyenin 9’unun onayını gerektirir. Başvurunun oylanması sırasında beş daimi üyenin – Çin, Fransa, Rusya, İngiltere, ABD- olum-suz oy kullanmaması gerekir.
  3. Eğer Konsey başvurunun kabulünden yana öneride bulunursa, bu öneri değerlendirilmesi üzere Genel Kurul’a sunulur. Genel Kurul’un devletin üyelik başvurusunu onaylaması için üç’de ikilik bir çoğunluk oyu gerekmektedir.
  4. Başvurunun kabul edildiği gün üyelik başlar.

Genel Kurul, her oturumda, oturumlara katılan üye devletlerin temsilcilerinin yetki belgelerini talep eder. Dokuz üyeden oluşan Belge Komitesi bu konudaki ilk incelemeyi yapan birimdir. Bir kişinin bir ülkeyi temsil yetkisi olup olmadığı konusundaki nihai kararı Genel Kurul verir.

Birleşmiş Milletler Ailesi

Birleşmiş Milletler’in altı temel organı Birleşmiş Milletler antlaşması uyarınca kurulmuştur. Birleşmiş Milletler’in yapısı ve işlevi kısaca şöyledir:

GENEL KURUL

Birleşmiş Milletler’in tüm üyeleri (193) Genel Kurul’da toplanır. Küçük ya da büyük, yoksul ya da zengin her ülke birer eşit oy hakkına sahiptir. Genel Kurul, dünya barışı ve güvenliği, yeni üye alımı ve Birleşmiş Milletler’in bütçesi ile ilgili konulardaki kararlarını üçte ikilik çoğunlukla alır. Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir. Son yıllarda, oybirliğiyle karar alabilmek için çaba sarfedilmektedir.
Genel Kurul’un olağan dönem toplantısı her yıl Eylül ayında başlar ve yıl boyunca devam eder.
Her olağan dönem toplantısının başlangıcında, hükümet ya da devlet başkanları ve diğer katılımcılar, savaş, terörizm, hastalıklar, yoksulluk gibi gündemi meşgul eden uluslararası düzeyde bir çok konuda görüşlerini sunar. Genel Kurul, oturumları yönetmekle görevli başkanı seçimle ve bir yıllığına belirlenir.

Görevleri:
  • Her hangi bir konu üzerinde görüşmelerde bulunmak, öneriler getirmek (Güvenlik Konseyi’nin ilgilendiği konular dışında)
  • Askeri çatışma ve silahlanma yarışı ile ilgili konuları görüşmek;
  • Gençler, çoçuk ve kadınların konumlarının iyileştirilmesi konusunda görüşmelerde bulunmak ve çözüm aramak;
  • Sürdürülebilir kalkınma ve insan hakları konusunda çalışmak;
  • Her üye ülkenin BM’ye katkısının ne kadar olacağı ve toplanan paranın nasıl harcanacağı konusunda karar vermek.
Ana Komiteler

Genel Kurul’daki görüşmeler altı temel komitede ele alınmaktadır;

  • Birinci Komite (Silahsızlanma ve Uluslararası Güvenlik Konuları);
  • İkinci Komite (Ekonomik ve Mali İşler);
  • Üçüncü Komite (Sosyal, İnsani ve Kültürel Konular);
  • Dördüncü Komite (Özel Politika ve Sömürgeciliğin Sonlandırılması);
  • Beşinci Komite (Yönetim ve Bütçe Konuları);
  • Altıncı Komite (Hukuki Konular)
Genel Kurul tarafından alınan bazı kararlar
  • Birleşmiş Milletler’e üye devletler, Genel Kurulun karar verme sürecinin hızlandırılması, Kurul’un toplantı gündeminin düzene sokulması ve Kurul Başkanının rolü ve yetkisinin güçlendirilmesi konularında 2006 yılında yeni düzenlemeye gittiler.
  • 2006 yılında, Kurul, çok eleştiri alan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonunun yerini almak üzere, daha etkili bir yeni İnsan Hakları Konseyinin kurulmasını onayladı. 19 Haziran 2006 tarihinde Cenevre’de faaliyete geçen Konsey, doğrudan Genel Kurul’a bağlı olarak çalışmaktadır.
  • Genel Kurul 2001-2010 yıllarını, başta Afrika’dakiler olmak üzere gelişmekte olan ülkeler için “Sıtma ile Mücadele” on yılı ilan etmiştir. Sıtma ile Mücadele hareketi hastalığın önlenmesine yöneliktir. Sıtma hastalığından her yıl yaklaşık 2,7 miyon kişinin hayatını kaybettiği bilinmektedir. Bu ölümlerin yüzde 90’ı Afrika’da gerçekleşmekte ve en çok 5 yaşın altındaki çoçukları etkilemektedir. Sıtma hastalığından Afrika’da her gün 3,000’den fazla çocuk hayatını kaybetmektedir.

GÜVENLİK KONSEYİ

Genel Kurul herhangi bir dünya meselesini tartışabilirken, Güvenlik Konseyi’nin temel amacı güvenlik ve barış meselelerini görüşmektir.

Üyelik

Güvenlik Konseyi 15 üyeden oluşur. Birleşmiş Milletler’in Çin, Rusya, Fransa, İngiltere ve ABD’den oluşan 5 daimi üyesi vardır. Diğer geçici üyeler ise iki yıllık bir süre için Genel Kurul tarafından seçimle ve coğrafi denge gözetilerek belirlenmektedir. Türkiye 2009-2010 yıllarını kapsayacak şekilde Güvenlik Konseyine geçici üye olarak seçilmiştir.

Görevleri

Tarafların sorunlarını barışçıl yollardan çözmeleri için görüşmeye davet etmek;

  • Uluslararası uyuşmazlıklara yol açabilecek anlaşmazlıkları ve sorunları araştırmak ve bu sorunların ya da anlaşmazlıkların çözümü için tavsiyede bulunmak,
  • Durumun ağırlaşmasını önlemek için ilgili tarafları söz konusu önlemlere uymaya çağırmak;
  • Genel Kurul’a Genel Sekreter ataması konusunda tavsiyede bulunmak ve Kurul’la birlikte, Uluslararası Adalet Divanı yargıçlarını seçmek;

 

Oturumlar

Güvenlik Konseyi, Genel Kurul’dan farklı olarak, düzenli olarak toplanmaz. Ancak,
Her an toplanmaya hazır bir yapısı vardır. Güvenlik Konseyi başkanlığı her ay rotasyon üsulüne göre dönüşümlü olarak bir üye tarafından yürütülür.
Güvenlik Konseyi’nden bir önergenin onaylanması için 9 üyenin olumlu oy kullanması gerekir. Eğer daimi üyelerden herhangi biri olumsuz oy veririse, “veto” hakkını kullanmış olur, ki bu durumda önerge reddedilmiş sayılır.

Güvenlik Konseyi’nin son kararlarından örnekler
  • Haziran 2007 yılında, BM- Afrika Birliği Darfur Görevi’ne (UNAMID) bağlı 26,000 personelin, Darfur’un batısında yaşanan çatışmaların durdurulması amacıyla görevlendirilmesini Konsey oybirliğiyle kararlaştırmıştır. İsyancı gerillalarla hükümet güçleri arasında 2003 yılından bu yana devam eden çatışmalarda 250,000 kişi hayatını kaybetmiştir.
  • Eski Yugoslavya ve Ruanda’da insanlığa karşı işlenen suçların cezalandırılması amacıyla iki uluslararası ceza mahkemesi Konsey tarafından kurulmuştur.
  • ABD’de gerçekleşen 11 Eylül 2001 terörist saldırılarının ardından, devletlerin terörizmle mücadele kapasitelerini güçlendirmek için Terörle Mücadele Komitesi Konsey tarafından kurulmuştur.
Sadece beş üyenin veto hakkına sahip olması adil mi?

İkinci dünya savaşının sonunda, Çin, Fransa, Rusya ve İngiltere ve ABD, Birleşmiş Milletler’in kuruluşunda önemli rol oynadılar. Birleşmiş Milletler antlaşmasını ortaya çıkaranlar, uluslararası barışın ve güvenliğin sağlanması için bu beş ülkenin önemli rol oynamaya devam etmeleri gerektiği görüşünü savundular. Böylece “büyük beşliye” “veto hakkı” tanındı. Antlaşmayı kaleme alanlar,15 üyeli Güvenlik Konseyi toplantısı sırasında, daimi üyelerden birinin veto hakkını kullanması halinde kabul kararı çıkamayacağı görüşünü benimsediler.

EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY (ECOSOC)

Ekonomik ve Sosyal Konsey, ticaret, ulaştırma, ekonomik kalkınma ve sosyal konular gibi ekonomik ve sosyal sorunların tartışıldığı bir forumdur. Aynı zamanda, üyelere eğitim sistem-lerini, sağlık koşullarını nasıl geliştirebilecekleri, insan hakları ve özgürlüklerin güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılması için izlenecek yollar hakkında tavsiyelerde bulunur.

Görevleri

  • Uluslararası ekonomik ve sosyal konuları ele almak ve Birleşmiş Milletler’e üye devletlere siyasi tavsiyelerde bulunacak ana forum niteliğini taşımak;
  • Hayat standartlarının yüksek tutulmasını, tam istihdam, ekonomik ve sosyal gelişimin sağlanmasını desteklemek;
  • Kültürel ve eğitime dayalı işbirliği dahil olmak üzere, uluslararası ekonomik, sosyal ve sağlık sorunlarına çözümler geliştirmektir.

Üyelik

Konsey’in 3 yıllık süreyle hizmet eden 54 üyesi vardır. Konsey’de oylama salt çoğunluk ilkesine dayanır; her üyenin bir oyu vardır. Konsey yıl boyunca genelde kısa oturumlar ve çok sayıda hazırlık toplantıları, yuvarlak masa toplantıları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla paneller düzenler. Konsey ayrıca, Temmuz ayında New York ve Cenevre’de dört hafta süreyle oturumlar düzen-ler. Ekonomik, sosyal ve insani konuların tartışıldığı söz konusu oturumlar Bakan ve diğer üst düzey kıdemli memurların katılımıyla gerçekleştirilir. Konseyin çalışmalarının idari yönü yardımcı ve ilgili organlarca yürütülür

Alt birimler

ECOSOC bir çok alandaki çalışmalarını komisyonlar aracılığıyla yürütmektedir. Konseyin danışma kurulları olan ve görevleri uzmanlık ve sorumluluk gerektiren alanlarda çalışmalar yapmak ve tavsiye-lerde bulunmak olan dokuz çalışma komisyonu şunlardır: İstatistik Komisyonu, Nüfus ve Kalkınma Komisyonu, Sosyal Kalkınma Komisyonu, İnsan Hakları Komisyonu, Kadının Statüsü Komisyonu, Narko-tik Komisyonu, Suçu Önleme ve Ceza Hukuku Komisyonu, Kalkınma için Bilim ve Teknoloji Komisyonu, Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu. Ayrıca, coğrafi bölgelerin sorunları üzerinde çalışan bölgesel komisyonlar mevcutdur:
Afrika Ekonomik Komisyonu (ECA), Avrupa Ekonomik Komisyonu (ECE), Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu (ECLAC), Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCAP) ve Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA).

Birleşmiş Milletler’in Bazı Birimleri, Fonları ve Programları

Bir çok BM kuruluşu ECOSOC’a rapor verir. Bu kuruluşlar bağımsızdır ve kendi bütçeleri ve idari yapıları vardır. Bu kuruluşlardan bazıları aşağıda tanıtılmaktadır:

VESAYET KONSEYİ

Birleşmiş Milletler’in kurulduğu 1945 yılında , uluslararası yönetimin gözetiminde 11 bölgesel yönetim (çoğunlukla Afrika ve Pasifik Okyanusundaki bölgeler) vardı. Vesayet Konseyi’nin temel hedefleri, başka bir ülkenin yönetimi altında bulunan toprak-larda yaşayanların, bağımsızlığa ve kendi özerk yönetimlerine kavuşma yolunda ilerlemelerine destek sağlamaktı.
Vesayet Konseyi salonu, Danimarkalı tasarımcı Finn Juhl tafaından dizayn edilmiş ve kulllanılan mobilyaları Danimarka tahsis etmiştir. Salonda ayrıca Damimarkalı olan tasarımcı Henrik Stracke tarafından, elindeki silahları gökyüzüne doğru kaldıran bir kadının tikağacından oyulmuş heykeli bulunmaktadır.

Üyelik

Vesayet Konseyi, Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden oluşmaktadır (Çin, Rusya, Fransa, İngiltere, ve ABD). Her üyenin bir oyu vardır ve kararlar salt çoğunluk yöntemiyle alınır.

Oturumlar

En son, vesayet altında bulunan bölgenin- ABD tarafından yönetilen pasifik adası Palau- 1994 yılında kendi özerk yönetimini kurmasıyla, Vesayet Konseyi neredeyse yarım asır süren çalışmalarına, gerek görülmesi halinde yeniden toplanmak üzere son vermiştir.

ULUSLARARASI ADALET DİVANI

Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), 1946 yılında Birleşmiş Milletler’in başlıca yargı organı olarak kurulmuştur. Sadece Devletler bir davayı Adalet Divanına götürebilir. Divan, özel şahıs ve kişilere açık değildir. Bir devlet dava açtığı takdirde, Adalet Divanının aldığı karara da saygı duymalıdır. Divan, bunlara ek olarak, Birleşmiş Milletler’in diğer teşkilatlarına hukuk müşavirliği hizmeti vermektedir.
2006 Haziran ayından itibaren, ICJ, devletler arasında kara sınırları ve diplomatik ilişkiler nedeniyle yaşanan anlaşmazlıklara dair 92 başvuruyu çözüme kavuşturmuştur. Adalet Divanı, ülkelerin içişlerine ve rehine alma konularına karışmamaktadır.

Yapısı

Adalet Divanı, Hollanda’nın Lahey kentindeki Barış Sarayı’nda yeralmaktadır. Adalet Divanı, Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi tarafından seçilen 15 yargıçtan oluşur. Aynı ülkeden 2 yargıç divanda yer alamaz. Karara bağlama aşamasında, hakimlerin ortak bir karar vermesi gerekir.
Eğer ülkelerden biri sonuçlanan karara ters düşerse ve kabul etmezse, diğer taraf konuyu Güvenlik Konseyi’ne taşır. 6 Şubat 2006 tarihinde, hakim Rosalyn Higgins (İngiltere), Uluslararası Divan başkanlığına seçilen ilk kadın olmuştur.

Adalet Divanı’nın aldığı son kararlardan bazıları

  • Divan Sırbistan ve Karadağ’ın soykırım suçunu önleme ve cezalandırma anlaşmasının kurallarını çiğnediği iddasıyla Bosna Hersek’in açtığı davayı ele almıştır.
  • 2004 yılında, Divan oybirliğiyle, işgal edilmiş Filistin topraklarının etrafına Israil tarafından duvar çekilmesinin, uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiği kararına varmıştır.
  • Nijerya ve Kamerun arasında toprak ihtilaflarına sebep olan Bakassi yarımadasının yönetimi, 2002 yılında Divan tarafından Kamerun’a vermiştir.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri göreve nasıl atanır?

Genel Sekreter, Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi alındıktan sınra, Genel Kurul tarafından, 5 yıllık bir dönem süresi için atanır. Genel Sekreter en fazla iki dönem görev yapabilir. Birleşmiş Milletler kurulduğundan bu yana, Sekiz genel sekreter Birleşmiş Milletler bünyesinde görev almıştır. Genel Sekreter dönüşümlü olarak bölgelere göre atanır. Bu dönemde sıra Asya’ya gelmiş olduğundan Güney Kore’den Ban Ki-moon Genel Sekreter görevine seçilmiştir. Genel Sekreterlerin listesi şöyledir:

  • Trygve Lie (Norveç) 1946-1952
  • Dag Hammarskjöld (İsveç) 1953-1961
  • U Thant (Myanmar) 1961-1971
  • Kurt Waldheim (Avusturya) 1972-1981
  • Javier Pérez de Cuéllar (Peru) 1982-1991
  • Boutros Boutros-Ghali (Mısır) 1992-1996
  • Kofi Annan (Gana) 1997-2006
  • Ban Ki-moon (Güney Kore) 2007-

Genel Sekreterin görevlerinden bazıları

Ekonomik ve Sosyal Konsey ve diğer Birleşmiş Milletler organları tarafından kendisine atfedilen görevleri yerine getirmesi ve sahip olduğu mevkiye uygun olarak hareket etmesi beklenen Genel Sekreter, Birleşmiş Milletler Antlaşmasında kuruluşun ‘en üst yöneticisi’ olarak tanımlanır. Antlaşma, Genel Sekreter’e, dünya barışı ve güvenliğine karşı tehdit oluşturduğuna inandığı konuları Güvenlik Konseyi’nin dikkatine sunma yetkisi verir. Genel Sekreter:

  • Ele alınması ve tartışılması gerektiğini düşündüğü konuları Genel Kurul ya da Birleşmiş Milletler’in başka bir birimine sunar;
  • Dünyayı tehdit ettiğini düşündüğü konuları, Güvenlik Konseyi’nin gündemine taşır;
  • Üye devletler arasındaki anlaşmazlıklarda, “hakemlik” rolünü üstlenir;
  • Arabuluculuk görevini üstlenir.

Birleşmiş Milletler dünya barışı ve güvenliği için çalışıyor

Birleşmiş Milletler’in barış çabaları

  • Savaşların ardından, Birleşmiş Milletler’in barışın inşası çalışmaları, yüzbinlerce silahın toplanması ve imha edilmesinin denetimini ve savaşa katılanların topluma yeniden kazandırılmasına yönelik çalışmaları içerir.
  • Birleşmiş Milletler önemli bir rol üstlenerek, ülkelerin, – kara mayınlarının kullanımına, ihracına ve üretimine yasak getiren – 1997 Ottowa Antlaşmasını desteklemelerini sağlamıştır ve halen bu antlaşmaya uluslararası düzeyde katılımın çoğalması için çabalarını sürdürmektedir.
  • Birleşmiş Milletler’in verdiği destek sayesinde, Nükleer silahlardan arınmış bölgelerin kurulması üzerine antlaşmalar, genişletilmiş nükleer denemeleri yasaklayan antlaşma ve nükleer silahların sınırlandırılması anlaşması gibi geniş çaplı anlaşmaların yapılması sağlanmıştır.
  • 90’lı yıllarda, çatışmalarda kullanılan havan, piyade tüfekleri, tabancalar, füzeler ve el bombaları, 2 milyon’dan fazla çocuğun ölümüne ve 6 milyon çocuğun ağır yaralanmasına neden olmuştur. 2001 yılında, Birleşmiş Milletler’in Küçük ve Hafif Silahların Yasa Dışı Ticareti konulu konferansında, devletler yasa dışı silah ticaretini durdurmak üzere uluslararası işbirliğini kuvvetlendirmek için alınması gereken önlemlerde fikirbirliği sağlamışlardır.

Birleşmiş Milletler’in kuruluş amacı dünyada barışı sağlamaktır.

Peki bu amacına nasıl ulaşıyor?

Birleşmiş Milletler, ülkelerin barış ve savaşla ilgili sorunlar dahil olmak üzere, en zor ve en hassas konuları tartışabilecekleri uluslararası bir forumdur. Hükümet liderleri yüzyüze görüştükleri zaman, bir diyalog sağlanmış olur. Bu da, sorunların barışçıl yöntemle çözümüne ilişkin antlaşmalarla sonuçlanır. Eğer bir çok ülke aynı “dili” konuşur -yada oybirliğiyle karar alırsa-, bu karar evrensel bir baskı unsuru oluşturur. Genel Sekreter, doğrudan ülke liderleriyle ya da temsilcileri aracılığıyla ülkeler arasında bir diyalog yürütebilir.

Barışgücü operasyonlarını kim yürütür?

Barışgücü operasyonları güvenlik konseyi tarafından belirlenir ve özel bir Genel Sekreterlik temsilcisi tarafından yürütülür. Barışı tehdit eden bir konu Konsey’e sunulduğunda, Konsey öncelikle tarafların barışçıl yollarla bir anlaşmaya varmalarını ister. Eğer çatışma ve anlaşmazlıklar devam ediyorsa, konsey ateşkes sağlamaya çalışır. Daha sonra da, Konsey, çatışma bölgelerine barışı temin etmek amacıyla, barış operasyonlarını başlatır ya da ekonomik yaptırım ve ambargolara başvurur.

Birleşmiş Milletler, bugüne kadar herhangi bir savaşı durdurmuş mudur?

BM bir çok büyük çaplı savaşın alevlenmesini önlemiştir. Çatışmaların barışçıl bir şekilde son bulması üzerine de anlaşmalar sağlamıştır. Berlin Krizi (1948-1949), Küba Füze Krizi (1962) ve 1973 yılındaki Ortadoğu Krizinde olduğu gibi, BM bir çok sefer, düşmanlıkların giderilmesi için çaba sarfetmiştir. Aynı zamanda, Kongo’da (1964), İran ve Irak arasında (1988), El Salvador’da (1992) ve Guatemala’daki (1996) savaşların sona ermesinde önemli rol oynamıştır. Birleşmiş Milletler barışa doğru giden yolu açarak, Mozambik’in ekonomik olarak büyümesini (1994), Timor Leste’nin bağımsızlığa kavuşmasını (2002) sağlamış ve 2005 Aralık ayında, Sierre Leone’de üstlendiği barışgücü görevini başarıyla tamamlamıştır.

Diğer başarıları:

  • Birleşmiş Milletler Geçiş Dönemi Yardım Grubu (UNTAG), bağımsızlığa kavuşması ile bağlantılı olarak Namibya’nın ilk serbest ve adil seçimini gözlemlemiştir.
  • BM Kamboçya Geçiş Dönemi Otoritesi (UNTAC), Kamboçya’da ateşkes sağlamış ve yabancı güçleri geri çektirerek, çeşitli hükümet dairelerini denetlemiş ve serbest ve adil seçimlerin yapılmasını sağlamıştır.
  • BM Koruma Gücü (UNPROFOR), eski Yugoslavya’da, askerlerden arındırılmış bölgelerdeki sivillerin korunması için çalışmış ve bölgeye insani yardımların ulaşmasını mümkün kılmıştır

Bir ülke, Güvenlik Konseyi’nin verdiği karara itiraz ederse, ne olur?

Güvenlik Konseyi tarafından alınan kararlara itiraz edildiğinde, Konsey kararların uygulanması için harekete geçmektedir. Barış için tehdit oluşturan ya da bir saldırıda bulunan ülkeye ekonomik ve ticari yaptırımlar öngörülebilir ya da diplomatik kısıtlamalar ve silah ambargosu getirilebilir.
Bazı durumlarda, Güvenlik Konseyi, askeri gücün kullanılmasına gerek duyabilir. Ancak bu önlemler, anlaşmazlığın barışçıl yollarla çözümlenemediği anlarda, başvurulması gereken son çare olarak görülmektedir.
Güvenlik Konseyi, bir çatışmanın üstesinden gelmek için, askeri müdahale dahil “tüm gerekli yöntemlerin” kullanılması için üye devletlerin katılımıyla bir koalisyon gücü oluşturabilir. Örneğin:

  • 1991 yılında Irak işgalini ardından Kuveyt’e bağımsızlığına kavuşmasının sağlanması;
  • 1992 yılında Somali’ye insani yardımın sağlanacağı ortamın korunması;
  • 1994 yılında Haiti’de hükümetin demoktarik bir yolla seçilmesine olanak verilmesi;
  • 1999 yılında, Doğu Timur’da güvenliğin ve barışın kurulması gibi.

 

Birleşmiş Milletler’in askeri gücü var mı?

Hayır, Birleşmiş Milletler’in askeri gücü ya da uluslararası bir polis teşkilatı yoktur. Birleşmiş Milletler’in barış koruma operasyonlarında yer alan ordular, üye devletlerin gönüllü olarak katılımıyla oluşturulur. Birleşmiş Milletler bünyesinde görevlendirilen sivil personel de barışgücü operasyonlarında önemli bir rol üstlenir.

Barışgücü Operasyonu nedir?

Barışgücü operasyonu, ülkeler arasındaki çatışmaların çözüme kavuşması ve kontrol altına alınması için Birleşmiş Milletler’in önderliğinde, çokuluslu güçlerin olaylara müdahale etmesi olarak tanımlanmıştır. Ateşkesin sağlanması ve savaşan taraflar arasında bir tampon bölge oluşturulması için barışgücü tarafsız olarak müdahale görevini üstlenmektedir. Aynı zamanda, kara mayınlarının temizlenmesi ve seçimlere destek sağlanması gibi görevleri de barışgücü üstlenir.
Barışgücü, bölgede barışı sağlamaya çalışırken, Birleşmiş Milletler’in ara bulucuları, anlaşmazlık yaşayan sözkonusu ülke ve devletlerin liderleriyle görüşür ve barışçıl bir çözüm bulmaya çalışır.
İki tür barışgücü harekatı vardır: Gözlem misyonları ve barışgücü. Gözlemciler üstlerinde silah bulundurmamaktadır. BM barışgücü ise, sadece savunma amaçlı kullanmak üzere, hafif silahlar taşır. BM barışgücü personeli üniformalarındaki BM işaretinden ve mavi berelerinden kolayca tanınabilirler.
Tehlike durumunda ve operasyon süresince takılan bu mavi bereler, Birleşmiş Milletler’in bir simgesi haline gelmiştir. Barışgücü personeli kendi ülkelerine ait askeri üniformaları giyerler. Barışgücüne asker veren ülkeler, personellerinin BM bayrağı altındaki faaliyetlerini en ince ayrıntısına kadar yakından takip ederler.

Neden Birleşmiş Milletler bu kadar çok barışgücü harekatı düzenliyor?

İnsanlığı yakından ilgilendiren krizler ya da ciddi boyuttaki askeri krizlerin ortaya çıkmasıyla bağlantılı olarak barış operasyonlarına ihtiyaç duyulur. Ancak günümüzde bir çok ülke iç çatışmalar yaşamaktadır. İç kargaşa ve etnik çatışmalardan ötürü, bazı hükümetler kendi ülkelerine hükmedememekte ve olayları kontrol altına alamamaktadır ve bu da insanların acı çekmesine sebep olmaktadır. Bu gibi durumlarda, bir taraftan Birleşmiş Milletler’in bir çözüm getirmesi istenmekte, diğer taraftan da, Birleşmiş Milletler’den, çatışmalardan etkilenen insanlara acil insani yardımları ulaştırması istenmektedir. Zorlu şartlarda çalışan Birleşmiş Milletler personeli, bir yandan krizlere çözüm bulmaya çalışırken bir yandan da insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşması görevini yürütür.

Birleşmiş Milletler’in en son gerçekleştirdiği barışgücü operasyonları hangileridir?

BM tarihinin ilk 40 yılı boyunca (1945-1985); BM sadece 13 barışgücü operasyonu düzenlemiştir. Ancak, son 20 yılda ise (1986-2006) 47 barış harekatı düzenlenmiştir

Birleşmiş Milletler-Afrika Birliği Darfur Misyonu (UNAMID)

Darfur’daki Birleşmiş Milletler-Afrika Birliği Ortak Barışgücü, 31 Temmuz 2007 tarihinde, Güvenlik Konseyinin kararıyla kurulmuştur. Birleşmiş Milletler Antlaşmasının VII. Bölümü uyarınca hareket eden Konsey, UNAMID’in Darfur Barış Anlaşmasının uygulanması ve Darfur’daki sivillerin ve BM personelinin korunması için gerekli faaliyetleri yerine getirmesine izin vermiş, ancak alınan bu kararın Sudan hükümetinin sivilleri ve BM personelini koruma sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını vurgulamıştır. UNAMID 2007 yılı sonu itibarıyla faaliyete geçmiştir.

BM Orta Afrika Cumhuriyeti ve Çad Misyonu (MINURCAT)

Güvenlik Konseyi, 25 Eylül 2007 tarihinde, Avrupa Birliği ile birlikte, evlerinden olmuş kişilerin ve mültecilerin, yurtlarına istekli ve güvenilir biçimde dönmelerini sağlayacak güvenlik koşullarının oluşturulması için, Çad ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde, MINURCAT’ın kurulmasına onay vermiştir. Konsey, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Çad Cumhuriyetindeki BM misyonunun da söz konusu çokuluslu yapının içine dahil edilmesini kararlaştırmıştır.

Sudan Birleşmiş Milletler Misyonu (UNMIS)

Güvenlik Konseyi, 24 Mart 2005 tarihinde, Sudan hükümeti ve Sudan Özgürlük Hareketi arasındaki (SPLM/A) barış anlaşmasının desteklenmesi için 10,000 asker ve 700’den fazla sivil polisten oluşan UNMIS’in Sudan’nın güneyinde görevlendirilmesi kararını almıştır. 2005 yılında imzalanan Kapsamlı Barış Anlaşmasına kadar, güney Sudan’daki doğal kaynaklar, iktidar, din ve özerklik tartışmaları sonucu yaşanan çatışmalar 21 yıl sürmüştür. İki milyondan fazla kişi hayatını kaybetmiş, dört milyon kişi evlerinden olmuş ve yaklaşık 600,000 kişi mülteci olarak ülkeden kaçmıştır.

BM Timor Leste Misyonu (UNMIT)

BM’in 1999 yılında, günümüzde Timor Leste olarak adlandırılan Doğu Timor bölgesine müdahale etmesi istenmiştir. BM Bölgedeki şiddet ve yıkımların ardından, bağımsızlık yolunda ilerlemeleri için
Timor halkını yönlendirmiş ve bunun ardından Birleşmiş Milletler entegrasyon konusunu Endonezya’nın gündemine taşımıştır. Birleşmiş Milletler etkili bir idarenin tesisini gerçekleştirmiş, mültecilerin yurtlarına geri dönmesini sağlamış, toplumsal ve sosyal hizmetlerin gelişmesine yardım etmiş, insani yardımları sağlamış, özerk yönetim kapasitesinin geliştirilmesini desteklemiş ve sürdürülebilir kalkınma için gerekli koşulların hazırlanmasına yardım etmiştir. 2005 yılında, barışgücü misyonu, hem destek hem de barışın inşası misyonuna dönüşmüştür.

Birleşmiş Milletler barışı sağlamak için başka neler yapıyor?

Birleşmiş Milletler’in barış için yürüttüğü çalışmalar, barışgücü misyonunun başarılı bir şekilde tamamlanmasıyla son bulmaz. Bir savaşın ardından da, Birleşmiş Milletler, evinden olmuş kişilere ve mültecilere yurtlarına     dönmeleri için yardımda bulunur. Kara mayınlarını temizler, yolları ve köprüleri onarır ve ekonomiyi yeniden canlandırmak için ekonomik ve teknik  destek sağlar. Ayrıca, seçimlerin adil bir şekilde yürütülmesini gözetler ve insan  haklarına saygı duyulup duyulmadığını takip eder.
BM, barışın inşası olarak da bilinen bu süreçde, yaklaşık 60 ülkede demokratik kurumların kurulmasına destek sağlamıştır.
Barışın temini, barışın korunması ve yeni bir ulus inşası misyonları: Aralarındaki fark nedir?
Barışıngücü misyonu askeri düzeydedir ve barışın inşası için gösterilen çabaların en önemli parçasıdır. Ulus inşası kavramı BM tarafından kullanılan bir kavram olmamakla beraber, farklı kişiler tarafından farklı yorumlanmıştır. Ulus inşası, uzun bir tarihi sürece ve ulusal bir kimliğin gelişimine dayanmaktadır. Barışın inşası, bir ülkenin savaştan çıkıp barışa doğru yol almasını ve bununla birlikte kendini yönetebilmesini destekleyen misyondur.

Birleşmiş Milletler yıllardır barışın teminiyle ilgili çalışmalar yürütüyor, ancak son olarak Barışın İnşası Komisyonunu kurması kararı aldı. Neden böyle yeni bir girişime ihtiyaç duyuldu?

BM, barış anlaşmalarının yapılması ve barışın sürdürülmesini sağlayarak bir çok bölgede çıkan çatışmaların önlenmesinde önemli rol oynamıştır. Ancak, 1993 yılındaki Angola ve 1994 yılındaki Ruanda örneklerinde olduğu gibi bazı çabalar başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Savaşdan çıkan ülkelerin yarısının, beş yıl içinde tekrar şiddet ortamına sürükleniyor olması, barış anlaşmalarının yakından takip edilerek uygulanmalarının sağlanmasının önemini ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda, savaştan çıkmış ülkelerde barışın yerleşmesini sağlamak üzere 2006 Haziran ayında BM Barışın İnşası Komsiyonu kurulmuştur. Barışın İnşası Komisyonu, barış operasyonları ve savaş sonrası operasyonlar arasında bir bağ kurmaktadır. Uzun süreli bir barış stratejisinin oluşturulması amacıyla, tüm imkanların kullanılması ve biraraya getirilmesi görevini üstlenmektedir. Komisyonun ana görevi, yardımların ve operasyonların mali kaynaklarının daha iyi yönetilmesidir. Ayrıca, barış harekatlarını takiben başlatılan kısa ve uzun vadeli çalışmalar arasında sağlam bir köprü inşa edilebilmesi, barışın kalıcı olmasını sağlayan en önemli unsurlardan biridir.

BM barış ve kalkınma için mücadelesini sürdürüyor. Ancak, günümüz dünyasında barış yeterince sağlanabilmiş değil. Bu durumda Birleşmiş Milletler’e halen ihtiyaç var mı?
Son 60 yıl içerisinde, dünya 50’den fazla savaşa şahit olmuştur. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün araştırmasına göre, sadece 2006 yılında dünya çapında 17 silahlı çatışma yaşandığı belirtilmektedir. Neyse ki bu çatışmaların hiç biri yeni bir dünya savaşına yol açmamıştır. Genel bir kanıya göre ise, bu çatışmaların büyümemesinde, BM’in barış ve silahsızlanma için yürüttüğü kampanyaların önemli bir rolü var.

Birçok insan BM’in küçük savaşları durdurabilmesi ve verdiği kararların uygulanmasını sağlayabilmesi için daha da güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyor. Oysa, BM çalışmalarının etkililiği, Üye Devletlerin siyasi iradelerine – yani verilen kararların arkasında durmalarına bağlıdır. Bu harekatlar aynı zamanda oldukça masraflı olmaktadır. Yeterli mali desteğin sağlanamaması yüzünden BM zaman zaman etkin bir rol oynayamamaktadır.

BM terörizmle nasıl mücadele ediyor?

BM, uzun yıllardır uluslararası düzeyde terörizmle mücadele etmektedir. Bu büyük tehlike karşısında kararlılığını ortaya koyan BM ve birimleri, terörizmin ortadan kaldırılması için uluslararası düzeyde yasal araçlar geliştirmiştir. 1963 yılından bu yana, rehin alma, uçak kaçırma, terörist saldırılar ve terörizme destek sağlamaya ilişkin anlaşmalarda yer alan evrensel düzeydeki onüç sözleşme, BM aracılığıyla imzalandı ve kabul edildi. Güvenlik Konseyi-Terörizle Mücadele Komitesi, 11 Eylül 2001 tarihli terörist saldırıların ardından Üye Devletlerin verdikleri taahhütlere ilişkin uygulamaları denetlemekte ve terörizme karşı daha faal bir şekilde mücaadele edilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir.

Daha fazlası için Makaleye bakabilirsiniz 🙂 Aşağıda makaleyi ve indirme bağlantısını paylaşıyorum.
Bu kitapçığın içerdiği bilgilerin tüm yayın hakları BM’ye aittir. Birleşmiş Milletler yayınıdır.

[wp-embedder-pack width=”100%” height=”400px” download=”all” download-text=”PDF İndir” url=”http://unicankara.org.tr/docs/everything_Turkish_final.pdf” /]