Kuzey Kore ABD Ve Güney Kore 2001 2014 Yılları Arasında Siyasi Ilişkilerini Etkileyen Faktörler

0 176

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti  ya da geniş kitlelerce bilindiği adıyla Kuzey Kore, ABD ve müttefiki Güney Kore’ye karşı siyasi ve ideolojik açılardan karşı olmakla birlikte, diplomatik alanda dengeyi her zaman gözetmiş olan bir ülkedir. 2000’li yılları Kuzey Kore için dönüm noktası olarak ele alırsak günümüze kadar birbirini tamamlayan olaylar dizisini etkileyen faktörleri açıklayacağız.
Bu arka planı alarak hazırladığımız çalışmamız 3 kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda ABD ve düşman kardeşi Güney Kore ile siyasi ilişkileri etkileyen faktörleri araştırdığımız Kuzey Kore’nin genel hatlarını anlatacağız. Kuzey Kore’yi komünist bir rejim benimsemeye iten nedenleri, tek bir milletin nasıl düşman kardeş olduğu, ABD ile yaşadığı sorunlardan bahsedeceğiz.
Çalışmamızın ikinci kısmında Kuzey Kore ve büyük ağabeyleri olan ABD ile siyasal ilişkileri ele alınıp, Kuzey Kore’nin ‘’Şer Üçgeni’’ ‘ne dâhil edilip günümüze uzanan bir süreçte aralarındaki gerilimleri arttıran faktörler üzerinde durulacaktır.
Çalışmamızın üçüncü kısmı ile kardeş gibi görünen birbirine düşman olan Kuzey ve Güney Kore siyasal ilişkilerini etkileyen unsurlar üzerinde duracağız. Kuzey Kore’nin nükleer ile uluslararası alanda zirveye çıktığı yıllardan başlayarak  Güney Kore’nin tedirginlik içinde bekleyişini  ve Kuzey Kore’nin bir türlü kabul etmediği Kuzey Sınır Hattı üzerindeki gerilim üzerinde durulacaktır.
Kuzey Kore’nin, ABD ve Güney Kore ile olan siyasi ilişkilerini ideoloji, nükleer silahlar ve Güney Kore ile yaşadığı sınır ihlalleri olumsuz yönde etkilemiştir. Çalışmamızda bu üç faktörün Kuzey Kore’nin büyük ağabeyi ABD ve düşman kardeşiyle arasındaki ilişkilerin her zaman gergin olmasına neden olduğu tespit edilmiştir.

Birinci Bölüm

TEK ADAMIN ÜLKESİ (KUZEY KORE)
Kore Yarımadası, Mançurya sınırından güneye doğru uzanır ve Japonya’dan Kore-Tsushima Boğazı ile ayrılır. Kore Yarımadası, Çin ve Japon kültürleri arasında bir köprü görevi görmüştür. Yarımada’nın batı ve güneyinde tarıma elverişli topraklar bulunur. Bu nedenle buralarda nüfus yoğunluğu en fazladır.
Kore 19. Yüzyılda hukuki olarak Çin hâkimiyeti altında olan bir imparatorluktu. Japonya 1894’te Kore’yi denetimi altına almak için Çin’e savaş açtı. Savaş sonunda Çin, Kore’nin bağımsızlığını kabul etti. Böylece Kore fiilen Japon nüfusu  altına girdi. Kore üzerindeki Japonya hâkimiyeti 2. Dünya Savaşı’nın bitmesiyle sona eriyor. Soğuk Savaş ile birlikte Kore Yarımadası siyasi olarak ikiye ayrılıyor. Kore’nin güneyini ABD kuzeyini ise SSCB işgal ediyor. 1948’de Kore’nin ikiye bölünmesi ile Kuzey Kore Demokratik Cumhuriyeti tek partili bir Komünist rejim olarak kuruluyor. Güney Kore ise başkanlık sistemine dayalı demokratik bir yönetim benimsiyor.
Kuzey Kore Demokratik Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ilan edilmesinden sonra Sovyet Kuvvetleri ülkeden çekildi. 1950’de Kuzey Kore lideri Kim İl-Sung halk desteğini de arkasına alarak Güney’e savaş açtı ve zorluk çekmeden Seul’u ele geçirdi. ABD bu arada BM’ den bir karar çıkartarak Kuzey Kore’ye savaş açtı. ABD’ ye karşı Çin, Kuzey Kore’nin yanında olacağını açıkladı. 3 yıl süren savaş sonunda milyonlarca Koreli hayatını kaybetti.
Tek Adam’ın Ülkesinin Siyasi Görünümü
Kuzey Kore Demokratik Cumhuriyeti’nin babadan oğula geçen bir iktidar anlayışı benimsemiş tek partili komünist bir rejimdir. Başkenti Pyongyang’dır. Yaklaşık 1 milyon kişilik bir orduya sahip olan Kuzey Kore, bütçesinin 3’te birini savunmaya ayıran askeri bir devlettir. Bu nedenle 1990’lı yıllarda 2 milyon kişi açlık nedeniyle hayatını kaybetti. BM özellikle çocuklara yönelik gıda ve yiyecek yardımı başlatmış.
Kuzey Kore’nin kurucusu ve ilk lideri olan Kim İl-Sung  1990’lı yıllarda “Songun” (önce ordu) politikasını geliştirmiş. Bu politika “Suche” denilen ideali temel almış. Juche, sosyalist ideoloji ve yönetim şeklinin Kuzey Kore’nin şartlarına uyarlanmış halidir. Juche temel olarak üç prensip olan meşru müdafaa hakkı (chowi) , siyasette bağımsızlık (choju) ve ekonomide kendine yeterlilik (charip) üzerine kurulmuştur.
Sistemin diğer önemli kolu ise hükümettir. Hükümet, halk ile yönetim arasında iletişimi sağlar.
Ekonomik Hayatı

  1. Dünya Savaşı’nın bitmesiyle SSCB’nin yıkılması arasında geçen 40 yılık sürede Çin ve SSCB’nin yardımıyla Kuzey Kore Sanayisini geliştirmiş. Ancak kuzey Kore, Gorbaçov’un batılı devletlerle iyi ilişkiler geliştirmek için diğer diktatörlükleri kendi haline bırakmasıyla birlikte ekonomik anlamda zora girdi. Hammaddesiz kalan ülkenin sanayisi durma noktasına geldi. Bunun üzerine 90’lı yıllarda yaşayan felaketler sonucunda milyonlarca insan kıtlık yüzünden hayatını kaybetti. İktidar bu dönemde halkın ihtiyaçlarını bir yana bırakarak tüm kaynaklarını balistik füze üretimine yöneltti. ABD’nin liderliğinde Batının liderliğinde uyguladığı ambargolar Kuzey Kore’yi buna yöneltti. Bu koşullarda 1993 Mart ayında Kuzey Kore’nin NPT’den çekilmesinin arkasında bu ambargoların payı büyüktür. ABD, SSCB’yi hedef alan füzelerinin artık Kuzey Kore’yi menziline aldığını açıklayınca Kuzey Kore NPT’den çekildiğini açıkladı ve nükleer silah geliştirmek için bir program başlattığını duyurdu. (Dağlı, Kerem.2013. “Emperyalizm nükleer Tehdit Öcüsü: Kuzey Kore)

 
Sosyal Yaşam
Kuzey Kore’de özel hayat diye bir şeyden bahsetmek mümkün değil diyebiliriz. Özel mülkiyet çok sınırlı, bu yüzden özel araba diye bir kavram yok. Sınırlı sayıdaki arabalar ise ya devlet ya da üst düzey bürokratlara ait. Fotoğrafçılık, sinema, edebiyat, tiyatro, internet ve insana dair her şey devlet kontrolündedir.
Kuzey Kore’de internet halka yasaktır. Belli kurum ve kişiler Kwangmyong adlı ülke içi internet ağına erişebiliyor. Kuzey Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nde 12 yıllık zorunlu eğitim 3 ile 5 yıl gönüllü (aslında zorunlu) askerlikten sonra üniversiteye gidiliyor veya çalışmaya başlanıyor. Ülkede kişinin mesleğine kendisi değil devlet karar veriyor.(Çelebi,2013)
Tek adamın ülkesi olan Kuzey Kore’yi genel hatları ile açıklamaya çalıştık. Bundan sonraki bölümlerde Kuzey Kore’nin, ABD ve Güney Kore ile siyasi ilişkilerini etkileyen faktörleri analiz edeceğiz.
 

İkinci Bölüm

 2 ) Kuzey Kore – ABD  (2001-2014 ) Siyasi İlişkilerini Etkileyen Faktörler
Kuzey Kore, ABD ve müttefiklerine karşı siyasi ve ideolojik açılardan karşı olmakla birlikte, diplomatik alanda dengeyi her zaman gözetmiş olan bir ülkedir. Bunun yanı sıra izolasyonist politika izleyen Kuzey Kore diğer ülkelerin boyunduruğu altına girmeden komünizmi saf bir şekilde koruyabilmek ve güçlü bir devlet olabileceğini kanıtlamak için  uzun yıllardır nükleer silah çalışmaları  yapmaktadır.
Son yıllarda bu alanda önemli mesafe kat etmiş ve hatta nükleer başlık taşıyabilecek füzeler ile denemeler de gerçekleştirmiştir. (Tüysüzoğlu,2008)  Kuzey Kore’nin bu çalışmaları, Uzakdoğu’da kendisini rahatsız edebilecek nükleer güce sahip bir düşman istemeyen ABD’nin ilgisini de bu bölgeye çekmiştir. ABD, hem kendi çıkarlarına aykırı olduğu için hem de müttefiki olan Japonya ve Güney Kore için bir tehdit oluşturan Kuzey Kore’ye  karşı çıkmaktadır.
 Nükleer Yolculuk
Kuzey Kore’nin ilk somut nükleer kazanımları 1960’ların başında Pyongyang dışında Yongbyong bölgesinde Sovyetler Birliği tarafından Kore Bilimler Akademisi gözetiminde nükleer  araştırma kompleksi kurulmasıyla başlamıştır.( Kibaroğlu,2004) Kuzey Kore’nin nükleer silah geliştirme hedefine varmasını sağlayacak tipte ve çapta tesislerin kurulması süreci 1970ler ve 1980lerde devam etmiştir. Kuzey Koreli bilim adamları nükleer yakıt geliştirme tesisi üzerinde çalışmışlar ve başarılı olmuşlardır.( Kibaroğlu,2004)
Nükleer silahlara sahip olmak kadar onları istenilen yere göndermekte  Kuzey Kore’nin temel amaçlarından birisi olmuştur bu yüzden SSCB(Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliği) ile işbirliği içine girmiştir ve Kuzey Kore’ye hava savunma amaçlı V-75 Divanalar verilmiştir ( Kibaroğlu,2004)
Kuzey Kore’nin bu girişimlerinin farkına varan ve kendileri  için büyük bir tehdit oluşturabileceğini düşünen  diğer ülkeler başta ABD(Amerika Birleşik Devletleri) rahatsız olmuşlardır. Bu sebepten ötürü Kuzey Kore ile anlaşmaya gitmekte mutabık olmuşlardır ve defalarca anlaşma yoluna gidilmiştir  fakat karşılarında kolay ikna olmayan bir ülke ve başbakan vardır Kim II-Sung  en büyük korkusu ABD’nin ülkesine nükleer saldırı yapmasıdır. ( Kibaroğlu,2004)
Bu direniş Kim II-Sung’un ölümünden sonra yerine oğlunun geçmesiyle son bulur. Saatlerce  süren pazarlıktan sonra Kuzey Kore Cenevre’de Güney Kore ve ABD ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA) da katılımıyla Dörtlü Çerçeve  Antlaşmasını 12 Ekim 1994′ de  imzalamıştır. Bu antlaşma gereği Kuzey korenin tüm Nükleer silah çalışmalarını durdurması  ve şimdiye kadar yapılmış tüm nükleer tesislerin UAEA’nın gözlemine açılması karşılığında bir takım karşılıklar verilmiştir.
Kuzey Kore’nin bu anlaşmaya uyması beklenenden fazla sürmüştür. Tarih 11 Eylül  2001  Amerikan ikiz kulelerine yapılan saldırı bu saldırıdan  Afganistan ve Irak’ı sorumlu tutan  ABD askeri gücünü ve yönünü orta doğuya çevirir bu fırsatı kaçırmayan Kuzey Kore  lideri Kim jong-il, bir süredir dondurduğu nükleer silah geliştirme çalışmalarını tekrar başlatır, ülkedeki UAEA yetkililerini çıkartma ve sinyal cihazlarını sökme kararı alır. ( Kibaroğlu,2004)
ABD’nin New York ve Washington şehirlerine yapılan saldırıların ardından uluslararası arenada sertleşen bir politik söylem benimseyen ABD başkanı George W. Bush’un her yıl ocak ayında tüm başkanlarında yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında Kuzey Kore’yi ”şer ekseni” içinde göstermesi bu ülke ile ilişkilerinin yeniden gerilmesi sonucunu getirmiştir( Kibaroğlu,2004)
Bu süreçte Ekim 2002′ de ABD dış işleri bakanı yardımcısı James Kelly’nin Kuzey Kore dış işleri bakanı Kang Sog-Ju ile Pyongyang’ da yaptığı görüşme sırasında bu ülkenin uranyum zenginleştirme programını tespit ettiklerini açıklaması ve bundan vazgeçmesi gerektiğini aksi takdirinde ABD’nin çerçeve anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyeceği ültimatom, ilişkilerinin kopma noktasına doğru ilerlemesine sebep olmuştur. ABD’nin sert çıkışı üzerine Kuzey Kore yönetimi yeniden plütonyum üretme programını canlandıracağını açıklamıştır.
Kuzey Kore’de normal yollardan rejimin değişmesine imkân yoktur. Bu ülke ilerleyen dönemlerde  birkaç diplomatik manevra ile rakiplerini dize getirmeye çalışacaktır. Şu anda Kim Jong-il çok tehlikeli bir oyun oynamaktadır. Kazanan her zaman kendisi olmayabilir küçük bir fire kaosa dönüşebilir tüm dünyada uzun yıllardır diplomatik gündemi meşgul eden bu konuda konjonktüre olarak taraflar kazançlı çıkmakta ya da kaybetmektedir. Ancak kesin olan bir şey vardır, o da Kuzey Kore halkının her zaman bu oyunun kaybeden tarafı olmasıdır.
Kuzey Kore’nin ABD ile bir başka sorunu ise ideoloji sorunudur. İdeolojik olarak birbirinden iki farklı kutupta yer alan bu iki ülkenin sorunları bir sonraki bölümümüzde anlatılacaktır.
 
İki düşman ideoloji
Devletlerin siyasi ilişkilerini, davranışlarını etkileyen faktörler; devletin bulunduğu jeopolitik konumu, ekonomisi, sahip olduğu doğal kaynak, teknoloji, tarihsel gelişimi ve başlangıçta sahip olduğu ve zaman geçtikçe geliştirdiği ideolojiler belirler.
İdeolojiyi oluşturan faktörler; din, devletlerin birbirleri ile ilişkileri sonucu birbirlerini olumlu ya da olumsuz tanıyarak ayni veya zıt görüş benimsemeleri, ekonominin gelişmişlik düzeyi ve ekonomiyi hangi amaçla kullandığı! Teknolojik gelişimlerin nasıl kullanıldığı(örneğin; Kuzey Kore’nin nükleer silahlara sahip olması ABD’nin onu şer ekseninde  veya terörist ülke olarak görmesine sebep oluyor, komünizm ideolojisine sıcak bakmamasına neden oluyor)ve ortak çıkara sahip devletlerin bir araya gelmesi veya egemen devlet olmak isteğiyle sistemdeki diğer devletleri sömürmesi(ABD Gibi) bunların birleşmesi sonucu davranışların fikir çerçevesinde toplanmasıdır. Kısaca ideoloji; devletlerin uluslararası sistemdeki tecrübeleridir.
Genellikle devletlerin ideolojileri kuruluşlarında belli olur ve aynı yönde gelişme gösterir zıt yönde gelişme gösterirse veya ideoloji başarısız olursa ihtilaller yaşanır. Devletler kendi ideolojilerine yakın ideolojilerden beslenirler.
Amerika ve Kuzey Kore ideolojileri birbirine zıt ideolojilerdir. Amerika kapitalizmin üst aşaması olan emperyalizm ideolojisindedir. Amerikanin bu ideolojiyi kazanmasında tarihsel gelişimine bakmak gerekir. Bu da Amerikan Devrimine bakmak demektir.
ABD politik kültürü; aşırı Protestan mezhepler tarafından modern İngiltere’nin kurulması üzerinde yaşayan yerli halkların soykırımı(Kızılderili)soykırımı, Afrikalıların köleleştirilmesi  ve XIX. yy boyunca art arda gerçekleşen göç dalgaları neticesinde etnik ayrımcılığa dayalı toplulukların ortaya çıkışı tarafından biçimlendirilir. Bu göçler sonucunda halk ABD ideolojisinin temelini oluşturan bireyciliği benimsiyorlar.(Amin,2010)
Günümüzde ABD de isçi partisi yoktur. İsçi sendikaları siyasete ilgi duymazlar, sosyalist görüşleri yoktur. Tam da bu noktada Kuzey Kore ile farklıdırlar  .ABD  işçi sınıfı liberalizme razıdır. ABD tek ( sermaye) partisi tarafından işletilir. İki parçadan oluşan sistemim ikisi de liberalizme hizmet eder. ABD ekonomiye hizmet etmek için vardır, toplumsal sorunları yok sayar sermayeye itaat eder.(nedeni; işçi sınıfının politik bilincinin gelişmesinin engellenmiştir)
ABD ideolojisinin temelinde sömürü ve rekabet vardır. ABD az gelişmiş ülkeleri veya gelişmekte olan ülkelerin piyasasını ele geçirerek hegemonyasını kurmak ve sürdürmek için askeri gücü dahi etkin kullaniyor. Bu ülkelerden birisi de Kuzey Kore’dir.
Kuzey Kore de aksine komünist(sosyalizmin ileri aşaması) juche(kuzey Kore sosyalizmi) benimsemislerdir. Bu ideolojileri benimsemede tarihsel gelişimine bakarsak Kuzey Kore hep dışa kapalı politika uygulamıştır. Ancak kapitalizmin yayılmacı politikasına dayanamadı. 1910 yılında Kore resmen Japonya sömürgesi oldu.2.Dünya Savaşında Japonya yenilince geleceği kazanan devletler belirledi. Yani ABD ve Sovyetler Kore’yi ikiye ayırdı. Güney Kore ABD yönetimi etkisinde Kuzey Kore Sovyetler yönetimi etkisindedir. Soğuk savaşta olan bu iki ülke yarışa girdiler Kore üzerinden ve Kore savaşı patlak verdi. Kuzey Kore güneyi kaybedince Kim-il-Sung 1945’te kurmuştur. Emperyalistlere karşı mücadele içindedir.(ABD ideolojisiyle çatışır)İdeolojinin farklı olmasıyla ABD ve Japonya Kim Il Sungu öldürmeye çalışmışlardır. Kore savaşı bitmiş ancak ABD barış anlaşması imzalamaya yanasmamistir. Bağımsızlığı kazanan Kuzey Kore’ye Sovyetler ve Çin destek verdi. Çin desteği bırakıyor. 90`larda Sovyetlerle ticaret kesintiye uğruyor. ABD ve BM ‘lerde yaptırımlar uyguluyor, yeniden işgale uğramamak için orduya ağırlık veriyorlar. Kim Il Sung 80’lerin başında juche politikasını uygulamaya başladı. İnsanı merkeze koyan sosyalizmdir.3 temel ilkesi vardır:

  • – Siyasette bağımsızlık
  • – Ekonomide yeterlilik
  • – Meşru müdafaa hakkı

1996 da songun (önce ordu) politikasını eklemiştir. Hala devam etmektedir. Özel mülkiyet yoktur. Komünizmde emperyalizm yapılanması olmaz.(ABD ile zıt) Günümüzde bu iki ideoloji çatışma halindedir. Birbirlerine karalama kampanyaları düzenlerler.(Sirkeci,2014)
Kuzey Kore’nin tartışma içinde olduğu tek ülke ABD değildir. Listenin başında ‘’Düşman Kardeş ‘’ olarak nitelendirdiğimiz Güney Kore yer alır. Aynı kültür, aynı dil farklı ideoloji, farklı yaşamlar. Sıradaki bölümümüzde Güney Kore ile Kuzey Kore’nin siyasi ilişkilerini etkileyen faktörler üzerinde duracağız.
 

Üçüncü Bölüm

Düşman Kardeşlerin Arasındaki Anlaşmazlıklar
Tarih boyunca aynı kültürle yoğrulmuş, ama aralarında büyük ideolojik, siyasi ve ekonomik çelişkiler bulunan iki ülke: Kuzey Kore ve Güney Kore.
Kültür bakımından kardeş, siyasal rejimleri bakımından karşıt olan bu iki ülke 1950’lerin başında yaşanan bir savaş sonucunda ikiye bölündü.
Günümüzde Kore Yarımadası topraklarının % 57 sini kaplayan Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti diğer kalan kısımda Güney Kore ‘resmi adıyla’ Kore Cumhuriyeti yaşamını sürdürmektedir. Kuzey Kore izolasyonist bir politika izlemeye başladı. Kuzey’ de komünist bir devletin gelişmesi, Güney Kore’nin yüzde yüz kapitalistleşmesi ile çelişiyordu. Güney Kore bir batı müttefiki haline geldi.(Larousse, Tematik Ansiklopedi: 146)
Demokratik rejimler her şeyden önce sorunları çatışma boyutuna varmadan çözebilecek kapasiteye sahiptirler. Güney Kore içinde bunu söylemek mümkündür. Kore her zaman diplomasiyi ön planda tutmakla beraber toprak bütünlüğüne zarar verilecek bir durumda karşılık vereceğini savunmaktadır.
2001-2014 yılları arasında Kuzey Kore – Güney Kore siyasi ilişkilerini ele alırsak şu şekilde sıralayabiliriz:

  • 2002/ G. Kore’nin Dünya kupasına ev sahipliğini yaptığı Haziran ayında K. Kore donanması ile yaşanan çatışmada 6 Güney 30 Kuzey Koreli denizci öldü.
  • 2007 Şubat / Devam eden 6 Uluslu Görüşmeler ‘de (Nükleer silahsızlanma görüşmeleri) Pyongyang nükleer yakıt karşılığında ana nükleer reaktörü kapatmayı kabul etti. Başka bir gelişme ise Mayıs ayında 56 yıldan bu yana ilk kez bir yolcu treni Kuzey’den Güney Kore sınırına geçti.
  • 2007 Kasım / Kuzey ve Güney Kore başbakanları 15 yıl aradan sonra bir araya geldi.
  • 2008 Şubat / G. Kore’nin yeni muhafazakâr devlet başkanı Lee Myung Bak, Kuzey Kore’ye nükleer silahsızlanma ve insan hakları süresinde ilerleme kaydetmesi şartları altında yardım yapmayı kabul edeceklerini söyledi.
  • 2008 Mart-Nisan / Kuzey Kore ortak sanayi tesisinden Güney Koreli yöneticilerinin atılması ve Kuzey Kore’nin uzun ve orta menzilli füzeler denemesi ardından Güney’in bir savaş gemisini Kuzey kara sularına göndermesi, iki ülke arasındaki ilişkilerin gerilmesine neden oldu.
  • 2008 Temmuz / Kuzey Koreli askerlerin özel turistik bölge Kumgong’da Güney Koreli bir turisti vurması iki ülke arasındaki tansiyonu tekrar yükseltti.
  • 2008 Kasım / Kuzey Kore Aralık ayından itibaren Güney Kore ile karayolu ulaşımında son vereceğini açıklarken, Güney Kore’yi saldırgan bir politika izlemekle suçladı.
  • 2009 Ocak / Kuzey Kore, Güney ile tüm askeri politik anlaşmaları feshedeceğini açıkladı. Seul’u düşmanca niyet beslemekle suçladı.
  • 2009 Haziran / Kuzey Kore, Güney Koreli şirketler tarafından işletilen Kaesong fabrika bölgesi üzerinde görüşmelere başlamak istediğini belirtti.
  • 2009 Ağustos / Pyongyang Seul’a yönelik bir dizi jestte bulunarak Güney Kore eski lideri Kim Dae-Jung’ un cenazesine bir heyet yolladı. Ayrıca dört Güney Koreli balıkçıyı serbest bıraktı ve iki ülkede ayrı düşen ailelerin bir araya gelmesine yönelik görüşmelere devam edilmesini kabul etti.
  • 2009 Kasım / Kore yarımadası sularında iki ülkenin donanması arasında yaşanan çatışmada K.Kore devriye botu yanarak geri çekilmek zorunda kaldı.
  • 2010 Şubat / Kuzey Kore, Güney Kore ile deniz sınırındaki tartışmalı bölgedeki dört alanın donanma tatbikat alanı olarak kullanılmaya başlanacağını açıkladı. Ayrıca sınıra yakın bölgeye füze ateşleyici platformlar yerleştirildi.
  • 2010 Mart / 26 Mart günü bir Kuzey Kore denizaltısından ateşlenen torpido Güney Kore’nin Cheonan adlı korvet tipi savaş gemisini batırdı. 46 denizci hayatını kaybetti.
  • 2010 Mayıs / Güney Kore, Kuzey ‘i Cheonan savaş gemisini batırmakla suçladı. Pyongyang, olayda bir parmağının olmadığını söyledi.

(www.hurriyet.com.tr ve www.bbc.co.uk )
1950-53 Kore savaşından sonra hala ateşkes anlaşması imzalamayan iki ülke arasındaki ilişkiler daha da gerginleşti. Buradan da anlaşılacağı üzere Kuzey Kore ve Güney Kore arasındaki anlaşmazlıklar genelde sınır ihlali ya da nükleer sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sorunlarla diplomasiden yararlanmaları pek tabii fakat orta yolu bulamadıkları çok açıktır.
1 ) Kuzey Sınır  Hattı
Kore savaşı sonunda Kuzey ve Güney’in Sarı Deniz’deki yetki alanlarını belirlemek için 1953’te Birleşmiş Milletler tarafından çizilen Kuzey Sınır Hattı, günümüze kadar taraflar arasında temel anlaşmazlık konularından birini oluşturmaktadır. Hattın tek taraflı olarak çizildiğini savunan ve Sarı Deniz’ e çıkışın adaletsizce sınırlandığını düşünen Kuzey Kore karasularını 12 mile çıkarmak istemekte Güneyliler ise bunu reddetmektedir.( Öztürk,2014) Karasuları üzerinde tam egemenlik yetkisine sahip olmak dışında Kuzey Sınır Hattı; balıkçılık, ticaret ve güvenlik konuları sebebiyle iki ülke açısından büyük öneme sahiptir. Hattın çevresi balık açısından zenginliğe sahiptir. Ticaret yolu da kuzeyin en önemli limanlarından olan Haejudan ‘dan dan kalkan ticaret gemileri sınır ihlali yapmamak adına yolu uzatmaktadır. Bu durumda yolculuğun maliyetini arttırmaktadır.
Kuzey Kore birçok kez sınır ihlalinde bulunmuştur. İddiası da ‘’Kendi karasularımda seyretmekteyim.’’ olmaktadır. Bunun en son örneği de 25 Şubat 2014 te gerçekleşmiştir. (Akçadağ,2014)
Kuzey Kore’nin gerçekleştirdiği sınır ihlalleri çatışmalara sebep olmakla beraber barış ve istikrar arayışınızda bozmaktadır. Bu modern dünyada sorunları tehditle, çatışma ile çözmek yerine diplomasi yoluna gidilmesi gerekmektedir ama gördüğümüz gibi taraflar ortak bir çözüme ulaşamıyor. 1953  yılında Kore Savaşı’nın sona ermesinden ve ateşkes ilan edilmesinden sonra 38.paralel iki ülke arasında sınır olarak kabul edildi. Bu sınırın belirlenmesindeki neden iki Kore birleşmeden ateşkes imzalamak istemeyen Güney Kore ile yetki alanını genişletmek isteyen Kuzey Kore arasında bir gerilim yaşanmaması için Birleşmiş Milletler temsilcileri Ağustos 1953 yılında ateşkes hattı olarak bu Kuzey Sınır Hattı’nı belirlemişlerdir. Konuyu yeniden gündeme taşıyan olay Haziran 1999’da Kuzey Kore’ye ait olan devriye gemisinin sınır ihlali yaptığı gerekçesiyle kendisini uyaran Güney Kore’ye ateş açması olmuştur.(Akçadağ,2014)  Bu tarihten sonra iki düşman kardeş bu hattan zaman zaman çatışmaya varacak bir şekilde karşı karşıya gelmişlerdir.
Haziran 2002 ‘de iki Güney Kore gemisinin sınırı ihlal eden Kuzey Kore’ye ait iki savaş gemisi ile balıkçı tekneleri geri dönmeleri için ikaz etmesi sonrası 20 dakika süren bir çatışma yaşanmıştır. Çatışma sonunda 30 a yakın Kuzeyli yaşamını yitirmiştir. Olay sonunda her iki kardeşte birbirini sınır ihlali ile suçlamıştır. Pyongyang, Kuzey Sınır Hattı’nı tanımadığını yinelemiştir.(Akçadağ,2014)
2) Nükleer Faaliyetler 
16 Ekim 2002 Kuzey Kore ile nükleer krizin başlangıcı olarak kabul edilen tarihtir. Bu tarihte ABD, Kuzey Kore’nin yapılan anlaşmalara uymadığını dile getirerek ikili anlaşmayı feshetti. Pyongyang yönetimi izole edilmeye başlanırken, Kuzey Kore nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmasından resmen çekildiğini açıkladı. 2003 yılında Kuzey Kore’yi denetlemek için Güney Kore, ABD, Çin, Japonya ve Rusya ile altılı görüşmelere başlansa da iki yıl sonra Pyongyang yönetimi nükleer silah geliştirme programının olduğunu itiraf etti ve savunma politikası kapsamında atom bombası üretildiğini açıkladı. (Göncü,2014)
Bir millet olmalarına rağmen Kore halkı uzun seneler boyunca iki devlet olarak bölünmüş durumdadır. Bu kardeşlerin başka bir sorunuda Kuzey Kore’nin elinde bulunan nükleer silahlardır.
Güney Kore değil tüm dünya, Kuzey Kore’nin nükleer başlıklar üretme yeteneğinin kazanmasını ve toprakları üzerinde her noktayı vurabilecek balistik füzelere sahip olmasını endişe ile takip etmektedir.(Kibaroğlu,2004)
Kore Yarımadası’nın nükleer silah üretimini 2.Dünya Savaşı başlangıcına dayandırmak pek yanlış olmaz.
ABD’nin dünyaya meydan okurcasına Japonya’ya attığı atom bombası, kendi varlığını sürdürmek ve bölgede rekabete dâhil olmak için nükleer silahlara ihtiyacı olduğunu fark etmesini sağlamıştır.(Öztürk,2014)
Tüm uluslararası anlaşmalara rağmen kapılarını denetçilere açmayan Kuzey Kore, elindeki nükleer gücün miktarına ilişkin açıklama yapmaktan kaçınmaktadır. 2006 ve 2009 yılında nükleer denemeler yapan Kuzey Kore, atom bombası üretimi için kullanılacak olan 8 bin nükleer yakıt çubuğunun üretimini tamamlandığını resmi olarak açıkladı.(Göncü,2014)
Kuzey Kore Güney’de bulunan ABD varlığına karşı en güçlü mücadele aracının nükleer silah olabileceğini de düşünmektedir.
Güney Kore’de nükleer güce sahiptir, ancak bunu Kuzey Kore’nin yaptığı gibi silah üretiminde kullanmak yerine sosyal amaçlı kullanmaktadır ve Güney Kore zengin ekonomisiyle dünyanın en zengin 20 ülkesini içinde barındıran G20 grubu içerisindedir. Kuzey Kore’de askeri olarak kendini oldukça geliştirmiş bir ülkedir. Askeri olarak güçlü Kuzey Kore ve ekonomik olarak güçlü Güney Kore’nin birleşmesi Asya’da yeni büyük bir gücün ortaya çıkması demektir. Askeri ve ekonomik olarak güçlü Birleşik Kore, Çin, Rusya, ABD, Japonya ve diğer emperyalist ülkelerin Asya üzerindeki çıkarlarına engel oluşturacaktır. Bu nedenle bu ülkelerin Kuzey Kore ve Güney Kore’yi birleşmesine pek sıcak baktıkları söylenemez.(Dinç,2014)
2009 yılında Kuzey Kore yine bir nükleer deneme yaptı ve bu denemeyi Kuzey Kore; toprak bütünlüğünün, ülkenin, ulusun ve sosyalizmin korunmasına, barışın garanti altına alınmasına ve Kore yarımadası ile bölge güvenliğinin korunmasına katkı sağlayacağı düşüncesiyle yapıldığını ifade etmiştir. Kuzey Kore’nin resmi haber ajansı KCNA’ dan dan yapılan duyuruda, Kuzey Kore’nin, üç tane de kısa menzilli füze denediği bildirildi. Güney Kore’den yapılan açıklamada da, gece geç saatlerde bir sarsıntı tespit edildiği ve bunun büyük bir ihtimalle nükleer denemeden kaynaklandığı bildirildi. Kuzey Kore’nin nükleer deneme açıklamasının ardından Seul borsası düşmüştür. Kuzey Kore’nin denemesinin ardından komşu ülkeler ve ABD ile İngiltere gibi güçler alarma geçti.(arsiv.ntv.com.tr)  Kuzey Kore bu nükleer denemeleri ile uluslararası  topluma adeta meydan okumaktadır. Bu meydan okuma dünyanın diğer büyük güçlerinin bir araya gelip kendisine karşı müttefik oluşturmalarına yol açmıştır.
Kuzey Kore’nin nükleer silah sahibi olması Güney Kore için önemli bir tehdittir. Güney Kore, yarımada için tehdit oluşturan Kuzey Kore’nin nükleer faaliyetlerini ve askeri gücüne karşı ekonomik gücünü aktif bir şekilde kullanmaya çalışmıştır. Güney Kore, 2000 yılında Kuzey Kore ile ekonomik ilişkilerini hükümetler arası projeler geliştirerek daha sıkı bir hale getirmeye çalışmıştır.(Yavaş, 2014:199) Böylece Güney Kore, ekonomik iş birliği aracılığıyla Kuzey Kore üzerindeki önemini arttırmayı hedeflemiştir.
Uluslararası alanda bir bölgede ekonomik güç aktif  hale geldiğinde siyasi gücün de o bölgeye kaydığı gözlemlenmektedir. Dünyanın üçüncü büyük yarı iletken sanayisine sahip olan Güney Kore (OECD,2000,23) ve bilişim teknolojisi sektöründe tepedeki 10 donanım üreticisi arasındadır.(OECD,2000,31). Amerikan istihbaratına göre Kuzey Kore’nin elinde 2 ila 5 bomba yapacak kadar plütonyum var. Kuzey Kore ayrıca, dünyanın en büyük üçüncü kimyasal silah stokuna sahip. Kimyasal silahları arasında, hardal, sârin ve V-X gazları bulunuyor. Kuzey Kore’nin; şarbon, kolera, veba, çiçek, tifo, gıda zehirlenmesine yol açacak mikropları üretme ve bunları biyolojik silahlarda kullanma kapasitesine sahip olduğu da öne sürülüyor.(arsiv.ntv.com.tr) Durum böyleyken iki Kore’nin güçlerini birleştirip tek bir Kore Cumhuriyeti adı altında birleşmesi diğer kapitalist güçlerin pek hoşuna gitmeyecektir.

SONUÇ

Kuzey Kore yapısı ve jeopolitik konumu gereği Pasifik’in bağrında saatli bir bomba konumundadır.  2000li yıllardan günümüze kadar Kuzey Kore’nin, ABD ve Güney Kore ile siyasi ilişkilerini etkiyen 3 faktör olduğu belirlenmiştir. ABD’nin Kuzey Kore ile olan ilişkilerini olumsuz yönde etkileyen en önemli faktör ideolojidir. İdeoloji, devletlerarasındaki ilişkiyi belirleyen bir faktördür. Kuzey Kore ve ABD’nin iki zıt ideoloji benimsemeleri ve düşman kardeşi  olan Güney Kore’nin de ABD’nin ideolojisini benimsemesi Kuzey Kore ile olan ilişkilerinin gergin olmasına neden olmuştur. Kuzey Kore’nin komünist bir rejim benimsemiş olması, dışa kapalı bir ülke olması, Kuzey Kore’nin uluslararası toplumdan kendini soyutlamış olduğunun göstergesidir. Güney Kore ile olan sınır çekişmeleri; Kuzey Kore ‘nin hiç bir zaman kabul etmediği sınır ihlali yüzünden sürekli gün yüzüne çıkmaktadır. Her iki ülke içinde geçerli olan bir başka faktör olan ‘’nükleer silahlar problemi’’ dünyaya tehdit oluşturmakla birlikte Kuzey Kore’yi, Irak ve İran ile ‘’ Şer Üçgeni ’ne’’ dâhil etmiştir. ABD’nin nükleer silah gücü ile dünya siyasetinde söz sahibi olmasını sağlamış bu da Kuzey Kore’yi etkilemiştir ve o da nükleer silah programı yürütmeye başlamış.  Varılan bu noktada  Kuzey Kore’nin ABD ile Güney Kore  arasında yaşanabilecek krizin artması sonucu  Pasifik’te olduğu kadar tüm dünyaya olumsuz etkisi olabilecektir.

Yazarlar:

NAİME KESKİN

ESRA KARADEMİR

BETÜL KARACA

MUSTAFA ASLAN

DANIŞMAN : Yrd.Doç.Dr. ARZU GÜLER

Kaynak: Uykusuz Kalem

KAYNAKÇA 
“Güney-Kuzey Kore arasındaki Gerginliğin Tarihi”, Hürriyet Planet, 26.05.2010 , www.hurriyet.com.tr/planet/14830825.asp  (erişim tarihi:21.04.2015)
Çerçeve antlaşma metni için bkz.”The Text of the Agreed Framework”, The US-Korea Review,Eylül/Ekim 1994, s.9
Akçadağ,Emine.2013.’’ Kore Yarımadası’nda Sular Durulmuyor ’’ http://www.bilgesam.org/incele/123/-kore-yarimadasi%E2%80%99nda-sular-durulmuyor/#.VTn-_NKqqkp (erişim tarihi:20.04.2015)
Akçadağ,Emine.2014.’’Kuzey ve Güney Kore’nin Sarı Deniz’deki Sınır İhtilafı’’, http://www.bilgesam.org/incele/604/-kuzey-ve-guney-kore–8217-nin-sari-deniz–8217-deki-sinir-ihtilafi/#.VTn9r9Kqqko  (erişim tarihi:20.04.2015)
Alper,Çelebi.Kuzey Kore’de Yaşam ve İnsan
Dağlı,Kerem,Haziran 2013,Emperyalizmin Nükleer Tehdit Öcüsü:Kuzey Kore
Dinç,Derya.2014.’’Uzak Doğu’daki Çatışan Kardeşler:Kore Sorunu’’ http://korecatismasi.blogspot.com.tr/ (erişim tarihi:20.04.2015)
Ertit,Volkan.’’Komünist KuzeyKore:Liberal Olmayan Birinin Anlatımı İle’’   http://www.kesfetmekiçinbak.com/dunya/02780/ (Erişim tarihi : 20.03.2015)
Göncü,Ahmet.2014.’’Kuzey Kore’nin Milli Güvenlik Paranoyası ve Nükleer Faaliyetleri’’. Uluslararası İlişkiler. Ankara Üniversitesi.
Kibaroğlu, Mustafa, “Kuzey Kore’nin Nükleer Silah Programı: Sebepler ve Sonuçlar”, Uluslararası İlişkiler, Cilt 1, Sayı 1 (Bahar 2004), s. 154-172
Kibaroğlu,Mustafa. “Kuzey Kore’nin Nükleer Silah Programı: Sebepler ve Sonuçlar”,Uluslararası İlişkiler, Cilt 1, Sayı 1 (2004), s. 169-170
Larousse,Tematik Ansiklopedi.’’İki Kore , Moğolistan ,Tayvan , Hong kong’’.s.146
OECD.2000. Knowledge-based Industries in Asias23-31.
Öztürk,Aslı.2014.’’Kore Sorunu Ve Uzakdoğu’da İstikrar Arayışı’’TUİÇ Akademi
Yavaş, Ahmet.2013 . “Kore Sorunu ve Uzak Doğu’da İstikrar Arayışı: Altılı Görüşmeler”, Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları, s.199.
’Kuzey Kore nükleer deneme yaptı, dünya karıştı’’ ,29.05.2009 , http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/24969408/ ( erişim tarihi : 25.04.2015)
’Kore sınırında çatışma ’’,23.11.2010 , www.bcc.co.uk/turkce/haberler/2010/11/101123_korea_border.shtm(erişim tarihi: 20.04.2015)
’Kuzey Kore dünyanın en büyük  5. ordusuna sahip’’,05.04.2015, arsiv.ntv.com.tr/news/204347.asp (erişim tarihi: 21.04.2015)